Evli beş erkek. Lüks bir çatı katı. Metresler. Bir kadın cesedi. Çatı Katı'nın beş karakteri aynı zamanda beş cinayet zanlısı: Fazlasıyla güvenilir bir psikiyatr olan Chris, dost canlısı karizmatik mimar Vincent, sağı solu belli olmayan tehlikeli Filip, sesi soluğu çıkmayan Luc ve parti kuşu Marnix. Metreslerini çatı katına getiren bu beş adam arasında gizli bir anlaşma vardır, ama burada genç bir kadının cesedini bulmalarıyla beraber şüphe içinde birbirlerini suçlamaya başlarlar, çünkü evin yalnızca beş anahtarı vardır * Çatı Katı, Belçika sinema tarihinin en çok seyredilen ikinci filmi * Kadın erkek ilişkilerini sorgulayan ve katil kim sorusunu izleyiciye göreceli olarak sunan muhteşem kurgusuyla başarılı bir polisiye gerilim. filmde detaylar o kadar işlenmiş ki geri dönüşleri iyi kurgulayıp ters köşe yapmış.
Val Xavier, a drifter of obscure origins, arrives at a small town and gets a job in a store run by Lady Torrence. Her husband, Jabe M. Torrance, is dying of cancer. Val is pursued by Carol Cutere, the enigmatic local tramp-of-good-family.
Psikolojik dram türündeki filmde bir ailenin nasıl parçalandığı anlatılmaktadır.Eşler arasındaki güvensizlik ve aldatmaya bir de küçük kızlarının yaşamını yitirmesi eklenince aile tamammen uçurumun kenarına süreklenir.
İki küçük çocuk ve geminin kaptanı, bir gemi kazasından sağ çıkan tek kişilerdir ve sağ salim, tropik bir adaya çıkmayı başarırlar. Bir süre sonra kaptan ölür ve çocuklar bir başlarına kalırlar. Günler günleri kovalar ve yıllar geçer. Emmeline ve Richard doğanın güzelliği ve egzotik ortamı içerisinde kendileri için yaptıkları evde büyürler. Yetişkinlikle beraber gelen fiziksel ve duygusal değişimlerle baş etmeyi kendi kendilerine öğrenirler. Olgunlaşmaya başladıklarında birbirlerine duydukları çocukça sevgi, yerini duygusal ve derin bir aşka bırakır. Bir de çocukları olur. Acaba yeniden medeniyeti görebilecekler midir?
Raimund, düzenli ama monoton hayatını kanıksamış bir Latince öğretmenidir. Kırmızı paltolu bir kadını tam nehre atlayacakken kurtarınca, kadın da onun hayatını kurtarır. Anlık bir kararla kadının binmesi gereken trene bindiğinde, kendini Lizbon´da, kadının okuduğu kitabın yazarının peşinde bulur. Raimund, takıntılı bir dedektif gibi parçaları birleştirdiğinde, 1970´lerin faşist Salazar Lizbon´unda bir arkadaşlık, ihanet, baskı ve devrim hikâyesi oluşturacaktır. Pascal Mercier´in uluslararası çoksatan romanından uyarlanan Lizbon´a Gece Treni, ülkeler ve tarih arasında dolaşan polisiye bir yapboz, romantik bir dram...
Film, lisedeki en yakın arkadaşını kaybettikten sonra onunla ilgili yazdığı roman sayesinde şöhreti erken yaşlarda bulan Sidney Hall (Logan Lerman) ve onun bu şöhreti kaldıramayıp aradan kaybolmasından geçen 10 seneden sonra bir dedektifin Hall’u araştırmaya başlamasının hikayesi.