İlgi çekici, iyi oyunculuklarla öne çıkan, Amerikan yapımı bir Japon gangster filmi. Robert Mitchum, yakuza tarafından kaçırılan Amerikalı bir kızı kurtarmak üzere Japonya’ya giden özel dedektif rolünde, efsanevi Japon yıldız Ken Takakura ona yardım eden eski bir gangster. Kishi Keiko ise Mitchum’un İkinci Dünya Savaşı sonunda Japonya’da görevliyken bir aşk yaşadığı ve şimdi tekrar karşılaştığı kadın. Paul Schrader’in, kardeşi Leonard’ın bir hikâyesinden sinemaya uyarladığı Yakuza, Japon tür sineması geleneklerinin Amerikan seyircisine tanıtımı açısından kayda değer bir girişim. Halâ geçmişin değerleri ile yaşayan ve kapitalist Japonya’da var olmaya çalışan modası geçmis¸ bir yakuza olan Ken karakteri (kardeşi ona “yalnız kurt” diyor), eski ritüel ve geleneklerle çağdas¸ değerleri, ilgi çeken bir biçimde karşılaştırma imkanı sunuyor.
Eddie Kenner is given a special assignment by the Army to get the inside story on Sandy Dawson, a former GI who has formed a gang of fellow servicemen and Japanese locals.
Birbiriyle düşman taraflar arasında şekillenen bir aşk ve onur hikayesini anlatan EMPEROR gerçek olaylara dayanmakta ve savaş sonrası Japonya’nın gölgelerinde barışı sağlamak için atılan cesur ve gizli adımları konu alıyor. Matthew Fox, Tommy Lee Jones ve Eriko Hatsune ile İmparator Hirohito’nun 2. Dünya Savaşı kuşatmasından günler sonra gerçekleşen Amerikan’ın Japon işgalini hayata geçiriyor. Komutan Douglas MacArthur (Jones) beklenmedik bir şekilde yabancı bir ülkede fiili hükümdar olunca, herkesin aklını kurcalayan soruya çözüm bulması için Japon kültürü uzmanı Komutan Bonner Fellers’ı (Fox) atar. Soru şudur: Halkı tarafından çok sevilen ancak savaş suçlusu olan Japon İmparatoru cezalandırılmalı mıdır? Görevinin getirdiği siyasi entrikalar ile kendisini Japonya’ya çeken gizemli bir öğretmeni (Hatsune) arayışı arasında kalan Feller’ın emin olduğu tek şey oynanacak oyunların iki ülkenin tarihini sonsuza dek değiştireceğidir...
Genç bir çocuk ve ailesi keyifli bir yelken gezisine çıkarlar ta ki şiddetli bir fırtına patlak verene ve Michael’ı ve köpeğini denize sürükleyene kadar. Korkmuş bir şekilde uzak bir adada karaya vurduktan sonra, hayatta kalmak ve tek başlarına hayata uyum sağlamak için mücadele ederler. Bir gün, Michael, II. Dünya Savaşı'ndan beri gizlice orada yaşayan ve Michael'ın gelmesine öfkelenen gizemli bir Japon adamla karşılaştığında yalnız olmadığını keşfeder. Ancak, tehlikeli istilacılar kırılgan ada cennetlerini tehdit ederken, Michael ve yaşlı adam Kensuke, gizli dünyalarını kurtarmak için güçlerini birleştirir.
An American veteran returns to Tokyo to try to pick up the threads of his pre-World War II life there, but finds himself squeezed between criminals and the authorities.