Monday, Atina’da yaşayan 30’lu yaşlardaki iki Amerikalı Mickey ve Chloe’nin hikayesini konu ediyor. Genç ve güzel bir kadın olan Chloe, Atina’daki zamanının sonuna yaklaşmıştır. Bu süreçte çekici bir erkek olan Mickey ile tanışır. İkili, farkına bile varmadan tsunami gücünde bir aşka adım atarlar. Hayatına yön vermeye çalışan Chloe, işini ve yaşadığı şehri ardında bırakarak hafta sonu tutkusunun dayanılmaz gerçekliğinin peşinden gitmeye karar verir. Mickey ile kalmaya karar veren Chloe, büyük bir risk almıştır. Aşık çiftin birbirlerine duydukları tutku ve ihtiyaç büyüktür ancak ikisinin de istemsizce kendi hayatlarını sabote etme mizaçlı olmaları ilişkilerini bir hayli zorlayacaktır. Birbirlerinin omuzlarındaki yüklerden korkan bu iki aşık, kendi korkularını yenerek aşklarına sahip çıkabilecek midir?
In Marseilles, France in 1794, Desiree Clary, a young millinery clerk, becomes infatuated with Napoleon Bonaparte, but winds up wedding General Jean-Baptiste Berandotte, an aid to Napoleon who later joins the forces that bring about the Emperor's downfall. Josephine Beauharnais, a worldly courtesan marries Napoleon and becomes Empress of France, but is then cast aside by her spouse when she proves unable to produce an heir to the throne.
Film, kız arkadaşının ölmekte olduğunu keşfeden 17 yaşındaki bir adamı izliyor. Genç adam bu yüzden kız arkadaşının hayatının son yılında ona bütün bir hayat vermeye karar verir.
film yönetmeni Niccolo karısı tarafından terk edilmiştir. Bu ayrılık ona kadın ilişkileri hakkında bir film yapma fikri verir ve filmde başrol oynatabileceği bir kadın aramaya başlar, aynı zamanda kendi hayatında da.