The film story depicts Emile Buisson, following the death of his wife and child, escaping from a psychiatric institution in 1947 and returning to Paris. Buisson, who three years later would become France's public enemy number one, begins a murderous rampage through the French capital.
Seçkin biriminden uzaklaştırılan sorunlu bir polis, eski mesai arkadaşları gizemli cinayetlere kurban gidince kendi kanun dışı soruşturmasını yürütmeye karar verir.
Five brothers similar yet different, raised by a mother widowed too early. One of them had left the family when he returns, pursued by a gang of smugglers, he find shelter in his family while reveling them a dark secret. The five brothers, together, will find the energy to defend themself and the means to avenge the memory of their murdered father...
Bir hayalet, 1970'lerin Amerika'sının otoyollarında dolaşıyor, adı Ted Bundy. Peşindekiler ise, Amerika'nın en rezil seri katilini yakalamak için tarihteki en büyük insan avının organizatörleri olan korkusuz FBI ajanları Kathleen McChesney ve Robert Ressler.
Oğlu yanlış giden bir soyguna karışan eski suçlu Jacob Sternwood İzlanda'daki gizlenme yerinden Londra'ya geri dönmek zorunda kalır. Bu durum ezeli düşmanı Dedektif Max Lewinsky'e sürekli peşinde olduğu Jacob'u yakalamak için son bir şans verir. Yüzleşmeleri esnasında ikisi de hayatta kalmak için çözmesi gereken derin bir komployu açığa çıkarmaya başlar...
Agatha Christie’nin “Mrs. McGinty’s Dead” isimli öyküsünün 1964 yılında yapılmış olan bu uyarlamadın konusu; Cinayet suçu ile yargılanan biri, bayan Marple’ın da dahil olduğu ve diğer üyelere katılmamasına rağmen jüri tarafından suçlu bulunmuştur. Marple, adamın suçsuzluğunu kanıtlamak için olayın geçekleştiği yerel tiyatro grubuna katılır. Marple düşüncesinde haklıdır ve gerçek katilin kim olduğunu bulacaktır…