Universal Studios’un klasik canavarlar mirasından Werewolf: The Beast Among Us’ta bir canavar 19. Yüzyıl Avrupa’sında bir kasabada ay ışığı altında terör estiriyordur. Genç bir adam ise sevdiklerini bu dile getirilemeyen felaketten korumaya çalışmaktadır. Kasabanın doktoru (Stephen Rea) ile yaptığı çalışmalar esnasında, Daniel (Guy Wilson) kurt adam saldırılarının korkunç sonuçlarına tanık olur. Yaratığın dehşet saçan ünü ödül avcılarını, heyecan peşinde olanları ve şarlatanları kasabaya çekince, Daniel bu acımasız canavarı yok etmeye karar verir. Bunun üzerine gizemli bir yabancı (Ed Quinn) ve yetenekli kurt adam avcılarından (Stephen Bauer, Adam Croasdell) oluşan ekibi canavarı yakalamak için kasabaya geldiklerinde, Daniel annesinin (Nia Peeples) tüm itirazlarına rağmen onlara katılmayı teklif eder. Ancak gruptakiler kısa süre içinde bu yaratığın daha önce karşılaştıkları tüm yaratıklardan daha güçlü daha zeki ve daha tehlikeli olduğunu anlarlar..
Avery (Jones) hayatını tekrar rayına oturttuktan sonra rekabetçi bir yüzücü olarak üniversiteye geri döner. Ancak kendisi ve iki arkadaşı (Bonds, Casseus) yanlışlıkla cinayetle suçlanıp cezaevine konduğunda hayatı beklenmedik bir dönüş alır.
An African American male is imprisoned and placed in solitary confinement after being found guilty of murdering his wife, as he's haunted by internal demons and his dead wife, and pushed to the breaking point by an abusive female guard.
After fleeing his psychotic father, a young teen and his mom seek refuge in a remote farmhouse, only to face a pack of ferocious dogs and the sinister spirits that haunt the property.
Hiçliğin ortasında bir malikanede uyanan yedi yabancı, çarpık bir oyunun parçası olduklarını keşfeder. Bir kişinin ölmesini seçmek için 60 dakikaları vardır; aksi takdirde, hepsi öldürülecektir. Saat ilerledikçe, en karanlık sırlar ortaya çıkacak ve hepsinin karanlık bir geçmişle bağlantılı olduğunu keşfedecekler.