Bronx'taki St. Nicholas Kilisesi'nde Rahip Brendan Flynn, korkunun ve disiplinin gücüne yürekten inanan Rahibe Aloysius Beauvier'in ateşli bir şekilde savunduğu katı gelenekleri yıkmak için çaba göstermektedir. Sene 1964'tür ve ülkenin politik iklimindeki değişim rüzgarlarının kilise camiasını da etki altına alması gecikmez. Beyazların yönetimindeki bir okula ilk kez Donald Miller adlı siyahi bir öğrenci kabul edilmiştir. Geleceğe umutla bakan genç ve masum Rahibe James, Peder Flynn ile ilgili bir şüphesini Rahibe Aloysius ile paylaşarak Peder Flynn'ın, Donald'a karşı aşırı bir yakınlık gösterdiğini anlatır. Bu iddia ve suçlama üzerine harekete geçen Rahibe Aloysius, gerçeği ortaya çıkartmak ve Peder Flynn'ı okuldan attırmak için büyük bir mücadele başlatır. Bu mücadele hem kilise hem de okul üzerinde yıkıcı sonuçlar getirecektir.
1960’lı yılların başlarında, İkinci Vatikan Konsili döneminde geçen filmde, genç bir kadın olan Rahibe Cathleen’in inanç ve kişisel özgürlük çatışmasına tanık olunacak. Rahibe Cathleen (Margaret Qualley), hemşire olmak için eğitim almış ve kendini Tanrı’ya adamıştır. Ancak bir süre sonra din konusunda kafası karışır ve kendi içinde cinsel kimlik ve din değiştirme gibi katı sınırları olan meseleler içinde boğulmaya başlar.
Anthony Richmond schemes to get the fortune of his tyrannical, wheelchair-using tycoon uncle Charles Richmond by persuading Maria, a nurse he employs, to marry him.
Büyük bir başarı kazanan ilk pornografik film Deep Throat 1972’de yurtdışında da sansasyon yaratır. Filmin yıldızı Linda Lovelace ise medyanın göz bebeği haline gelir. Yıllar sonra “cinsel devrimin poster kızı” hikayesinin karanlık tarafını açıklar.
Joanna Crane (Kathleen Turner) gündüzleri işkolik bir moda tasarımcısıdır. Geceleri ise, China Blue adını alır ve Los Angeles sokaklarını arşınlayan edepsiz bir fahişe kılığına bürünür. Ancak peşinde bir özel dedektifin (John Laughlin) ve fanatik bir rahibin (Anthony Perkins’in inanılmaz oyunculuğu ile akıllara kazınıyor) olduğunu öğrendiğinde Joanna’nın, yozlaşmış ikili hayatını sürdürmesi zorlaşır. Çılgınca tutkuların ve kutsal takıntıların yönettiği bir dünyada, herhangi bir kadın en tehlikeli duygularını deneyimleyebilir mi?