Sean Durkin'in yazıp yönettiği The Nest, bir girişimci olan Rory'nin, Amerikalı eşi ve çocuklarını kendi anavatanı İngilitere'ye dönmeye ikna etmesini ve ailenin burada yeni bir başlangıç yapmaya çalıştığı sırada yaşananları anlatıyor. Rory, son derece hırslı bir girişimcidir. Amerikalı eşini ve çocuklarını banliyödeki rahat yaşamlarından ayrılarak kendi anavatanı İngiltere’ye taşınmaya ikna eder. Burada bir fırsat yakalayan Rory, eski firmasına katılır ve muhteşem bir malikane kiralar. Kısa bir süre sonra bu çekici yeni başlangıcın ve evliliklerinin altında yatan nahoş sırlar ortaya çıkacaktır.
1959 yılında Michigan Ypsilanti Hastanesinde çalışan Dr. Alan Stone’un üç paranoyak ve şizofren hastanın tedavisinde deneysel yollar kullanmasına odaklanıyor. Dr. Stone bu hastalıkları elektroşok ve ilaçlar gibi agresif tedavi yöntemleri ile tedavi etmek yerine daha basit bir yol seçer. Hastaları aynı odaya koyan Dr. Stone onların hayallerini yaşamasına müsaade eder ve devrim niteliğinde yeni bir tedavi yolu bulur.
Jude ve Mina, New York’ta tesadüf eseri tanışıp beraber olmaya başlarlar. Jude’un hareketli kişiliğini Mina sakinliğiyle tamamlayınca, kusursuz ilişkileri evliliğe kadar gider. Ancak bu kusursuz denge, bebeklerinin dünyaya gelmesinin ardından bozulur ve çiftin aslında ebeveynlik konusunda birbirlerinden çok farklı düşündükleri ortaya çıkar. Mina vegan beslenme ve arınmayı bir saplantı haline getirmiştir ve ağır bir diyet yapmaktadır. Üstelik bu diyeti bebeğine de uygulamaya çalışmaktadır. Bebeğin büyüme sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını gören Jude, duruma müdahale etmeye çalışır ancak bu bir ölüm kalım savaşına dönüşecektir.
Yakın iki arkadaş çok geçmeden birbirlerine düşman olacaktır. John Cusack (America's Sweethearts, Say, Anything) ve James Spader (sex, lies and videotape, Pretty In Pink) hukuk okulundan Washington'un güç mücadelesiyle dolu koridorlarına uzanan iki arkadaşın dramını canlandırıyor. Cusack, alt sınıftan kongre üyeliğine kadar tüm basamakları hızla tırmanan ve ona güvenen herkesi bu uğurda feda etmiş Peter'ı canlandırıyor. İhanet ettikleri arasında idealist arkadaşı Tim (Spader) de bulunmaktadır. Tim bir arkadaşa ihaneti asla düşünmemektedir ancak ihanete uğrayanın kendisi olması durumu değiştirecektir...
Sergio Vieira de Mello, tüm hayatını kariyerine adamış bir Birleşmiş Milletler diplomatıdır. Sergio Vieira de Mello, bu kariyerini dünyanın en kaotik yerlerinde çalışarak geçirmiştir. Bu bölgelerde ülke başkanlarıyla, devrimcilerle, suç baronlarıyla, sıradan insanların yaşamlarını korumak için anlaşmalar yapmak zorundadır. Ancak Sergio da sıradan bir insan olmak, aşık olduğu kadınla hayatını geçirmek istemektedir. Bunun için son bir görevi yerine getirmelidir. Bağdat'a gitmeli ve Amerika işgali sırasında bilgi toplamalıdır. Bu görevini yerine getirir, ta ki çok yakınında bir bomba patlayana kadar. Sergio artık yaşam ile ölüm arasındadır...