Bir hayvanat bahçesinde çalışan İngiliz bir savaş esiri, Almanlardan kaçma şansı yakalar ve kaçarken yanında baktığı fili de götürür. Birlikte İsviçre sınırına ve özgürlüğe doğru yola çıkarlar.
Müttefik güçleri, Nazileri Almanyanın içlerine doğru itmeye başlamışken, Amerikan savaş pilotu albay Joseph Ryan'ın uçağı düşürülür ve kendisi de esir kampına yollanır. Kamptan kaçmaktan çok orada yaşamaya çalışması nedeniyle kendisine "Von Ryan" ismi takılır. Fakat zamanla, komutayı İngiliz subaydan devralır ve İtalya'dan İsviçre'ye giden bir treni kaçırmanın da dahil olduğu cesur bir kaçış planı hazırlar. Tabi Naziler her zaman peşlerinde olacaktır. Heyecandan yerinizde duramayacağınız müthiş finaline kadar tamamıyla macera, kovalamaca ve olağanüstü italya manzaralarından oluşan Oscar adayı mükemmel bir macera.
WWII is entering its last phase: Germany is in ruins, but does not yield. The US army lacks crucial knowledge about the German units operating on the opposite side of the Rhine, and decides to send two German prisoners to gather information. The scheme is risky: the Gestapo retains a terribly efficient network to identify and capture spies and deserters. Moreover, it is not clear that "Tiger", who does not mind any dirty work as long as the price is right, and war-weary "Happy", who might be easily betrayed by his feelings, are dependable agents. After Tiger and another American agent are successfully infiltrated, Happy is parachuted in Bavaria. His duty: find out the whereabouts of a powerful German armored unit moving towards the western front.
Çekimleri İstanbul ve İzmir'de gerçekleştirilen, yapımına kalabalık bir Türk teknik ekibinin de katkıda bulunduğu bu filmin başrollerinde ise Charles Bronson, Tony Curtis, Fikret Hakan ve Salih Güney'den oluşan son derece renkli bir kadro yer alıyordu. Dönem, 1920'li yılların başları... Adam ve Josh adlı Amerikalı iki eski asker, yanlarında bir grup serüvenci ve içi ağzına kadar silah dolu bir gemiyle Osmanlı Devleti'nin Ege kıyılarına demir atarlar. İki kafadarın başlangıçtaki tek derdi, uzak diyarlara açılıp oralarda bir 'savaş' bulmak ve ihtiyacı olanlara silah satmaktır. Tam ortasına düştükleri Türk Kurtuluş Savaşı da voliyi vurmak için gayet ideal bir pazar görünümündedir. Fakat kahramanlarımızın kısa yoldan köşeyi dönme hesapları çok geçmeden çökecek ve bu savaşta onlar da adım adım birer 'taraf'a dönüşeceklerdir.
Tarihin en pahalı savaş filmini çekmek için yola çıkan bir grup bencil aktör, artan maliyetler nedeniyle stüdyonun projeyi iptal etmesiyle yarı yolda kalır. Çekimleri sürdürmekte kararlı olan yönetmen, ekibi Güneydoğu Asya'nın ıssız ormanlarına sokar. Karşılaştıkları silahlı uyuşturucu kartelini hâlâ senaryonun bir parçası sanan ekip, gerçek bir çatışmanın içine çekilir.
O, ülkesine demokrasinin gelmesini engellemek için her koşulla, her engelle sonuna kadar mücadele eden ve direnen diktatör General Aladeen! Gerekirse ülkesinin dilinde yüzlerce sözcüğü kendi adıyla değiştirebilir ya da olimpiyatlarda şampiyon gelmek için her atleti vurabilir!