İkinci Dünya Savaşı sırasında Kuzey Afrika'da İtalyan askeri kılığına girmiş bir grup İngiliz komandosu, düşman hatlarının gerisine geçip hayati önem taşıyan bir Alman petrol deposunu yok etmek zorundadır.
Afganistan'da görev yapan genç bir Amerikan askeri, komutanının bazı davranışlarından rahatsızlık duyar. Bu durum, onu ahlaki bir ikilimenin içine sürükler
In November of 1918 as World War I was ending, a unit of American soldiers goes behind enemy lines to find a lost platoon of African American soldiers.
61 yıl önce Amerikan işgal kuvvetlerin karşı Iwo Jima Adası'nı savunan Japon askerlerinin ve başlarındaki generalin hiç anlatılmamış öyküsüyle karşımıza çıkıyor. Iwo Jima'daki askerler arasında; yeni doğan kızını görmekten başka bir isteği olmayan fırıncı Saigo; becerisi ve onuruyla dünyaca tanınan Olimpiyat şampiyonu binici Baron Nishi; idealizmi henüz savaş sınavından geçmemiş eski bir askeri polis olan genç Shimizu ve teslim olmaktansa intiharı yeğleyebilecek katı bir asker olan Teğmen Ito vardı. Savunmaya önderlik eden isim ise, Amerika'ya yaptığı yolculuklarla savaşın umutsuz doğasını anlamış ama aynı zamanda Pasifik'in ötesinden gelen devasa Amerikan filosunu yenmek için gereken stratejiyi kavramış olan Tuğgeneral Tadamichi Kuribayashi idi...
Regent Horthy is the leader of Hungary and a German ally, but his favorable standing with Hitler changes as the war comes to an end. Forced to cede Hungary’s power or else witness the execution of his son, Regent Horthy gives up control of his country to the Nazis, who quickly move Hungarians to ghettos and death camps, with no hope in sight. But the despair changes when a young man named Elek emerges. Separated from his family during the relocations and aided by the woman he loves , Elek defies the enemy by becoming one of them. In a race against time, disguised as a Nazi Officer he embarks on a mission to save his family and thousands of his countrymen.
Kore Savaşı sırasında, savaş yorgunu bir teğmen ve müfrezesi, düşman hatlarının gerisindedir ve olası bir yardım için Tepe 465'e yürüme emri almışlardır.
Fury, 1945 yılının Nisan ayında, İkinci Dünya Savaşı'nın son günlerinde geçiyor ve Komutan Wardaddy, topçu Boyd Swan, yükleyici Grady Travis, şoför Trini Garcia ve yardımcı şoför Norman'dan oluşan müfrezenin, 300 düşman askeriyle karşılaştığı ve tüm imkansızlıklarla savaşmak zorunda kaldığı 24 saati konu alıyor. Beş askerden oluşan küçük ekip, zırhlı tanklarıyla, Almanya'da savaşın ortasında kalır ve bu ekip bölgede kalan son Amerikan ordusu askerlerinden oluşur. Birlik az sayıda askerden oluşmasının yanı sıra cephane anlamında da bir hayli zor durumdadır. Gruba komuta eden Çavuş Wardaddy'nin Avrupa'nın tamamını yıkıma uğratan bu savaştaki son görevi, askerlerini Nazi birliklerinin kuşatması altında olan bu bölgeden sağ salim çıkarabilmektir.