Takvimler 1981 yılını gösterirken Afganistan kumlu ve tozlu toprakları rusların işgali altında inlemektedir. Baskınlar giderek vahşileşip , sadece kent merkezlerinde değil küçük kasabalardada acımasızlığını göstermektedir. Hikayemiz de ise küçük bir köyde bu vahşete maruz kalan masum ve çaresiz insanlar bir tank dolusu asker tarafından acımasızca talan edilmiştir. O sırada köyün dışında olan afgan mücahitler geri döndüklerinde karşılaştıkları manzara karşısında intikam yemini ederek çölde yolun kaybetmiş olan rus askerlerinin peşine düşeceklerdir. Savaşın zorlu şartları insanları tamamen çaresiz bırakmıştır. Kalanlar da ise tek bir duygu kalmıştır oda "intikam.!". Kötüler kazansa bile insanlık her zaman kalplerde hükmünü korumaya devam edecektir.
Fury, 1945 yılının Nisan ayında, İkinci Dünya Savaşı'nın son günlerinde geçiyor ve Komutan Wardaddy, topçu Boyd Swan, yükleyici Grady Travis, şoför Trini Garcia ve yardımcı şoför Norman'dan oluşan müfrezenin, 300 düşman askeriyle karşılaştığı ve tüm imkansızlıklarla savaşmak zorunda kaldığı 24 saati konu alıyor. Beş askerden oluşan küçük ekip, zırhlı tanklarıyla, Almanya'da savaşın ortasında kalır ve bu ekip bölgede kalan son Amerikan ordusu askerlerinden oluşur. Birlik az sayıda askerden oluşmasının yanı sıra cephane anlamında da bir hayli zor durumdadır. Gruba komuta eden Çavuş Wardaddy'nin Avrupa'nın tamamını yıkıma uğratan bu savaştaki son görevi, askerlerini Nazi birliklerinin kuşatması altında olan bu bölgeden sağ salim çıkarabilmektir.
1942 yılında Libya'da Almanca konuşan bir İngiliz İstihbarat subayı, Almanların ele geçirdiği Tobruk'ta gizli bir sabotaj görevi gerçekleştirmek için bazıları Alman üniforması giymiş eski İngiliz savaş esirlerini kullanır
Nicholas Ray'in yönettiği film, II. Dünya Savaşı'nda Kuzey Afrika'da geçer. Cesur ama disiplinsiz Yüzbaşı Leith (Richard Burton) ile korkak ama kurallara sadık Binbaşı Brand (Curd Jürgens), tehlikeli bir göreve atanır. Brand'in karısının Leith'in eski sevgilisi olması, aralarındaki gerilimi tırmandırır. Film, savaşın getirdiği anlamsız zaferleri, kahramanlık ve korkaklık kavramlarını sorgulayan, karakter odaklı yoğun bir psikolojik dramdır. Askeri başarıya rağmen kişisel bir trajediyle son bulur.
Nazi işgali altındaki Fransa üzerindeki bir keşif görevinde, pilot David Holden bir B-17 bombacısı ile birlikte vurulur. Bunun ardından Holden bir havaalanının yakınına inmek zorunda kalır ve burada Almanların ABD işaretli uçağa, Mihver Devletlerin savaşı kazanmasına yardımcı olabilecek, şehri yok edebilecek bir süper bomba yüklediğini öğrenir. Holden, yakalanan mürettebatı kurtarmak ve kıyamet planını durdurmak için arama devriyelerinden ve intikamcı bir Nazi askerinden kaçmalıdır.
WWII is entering its last phase: Germany is in ruins, but does not yield. The US army lacks crucial knowledge about the German units operating on the opposite side of the Rhine, and decides to send two German prisoners to gather information. The scheme is risky: the Gestapo retains a terribly efficient network to identify and capture spies and deserters. Moreover, it is not clear that "Tiger", who does not mind any dirty work as long as the price is right, and war-weary "Happy", who might be easily betrayed by his feelings, are dependable agents. After Tiger and another American agent are successfully infiltrated, Happy is parachuted in Bavaria. His duty: find out the whereabouts of a powerful German armored unit moving towards the western front.