Motor sporları ve otomobil düşkünü iki arkadaş, Roger ve Frank, karılarıyla birlikte uzun bir kamp yolculuğuna çıkarlar. Karavanlarıyla seyahat eden çift, insan kurban eden tuhaf bir satanist kültle karşılaştıklarında, otobanda ölümcül bir yarış başlar. Canlarını zor kurtaran çiftler, sonunda ulaştıkları bir polis merkezinde olanları anlattıklarında şerif onları delillerin yetersiz olduğu savıyla başından savar. Tekrar yola düşerler ancak dehşet bitmemiştir.
Vampirlerin komik olmadığını kim demiş? Yönetmen Roman Polanski, beceriksiz vampir avcıları ile kurtarmaya çalıştıkları ve ölü olmadığı için çok mutlu olan güzel kadını anlattığı hikayeyle korku film türüyle çok hoş bir şekilde dalga geçiyor.
A woman recovering from a nervous breakdown tries to convince her husband and and the local London police that she has witnessed a murder in the abandoned house next door.
Dave hayatı boyunca düzgün çalışma ortaya koyamayan bir sanatçıdır. Bu yüzden de öfkelenip bir labirent yapma kararı alır. Ancak yapmış olduğu labirentin içi çeşitli tuzaklarla doludur.
Yönetmenliğini Roger Corman’ın yaptığı 1962 yılı yapımı film Edgar Allan Poe’nın üç hikayesinin bir adaptasyonu. Adaptasyonu yapılan üç hikaye ise: Morella, The Black Cat ve The Facts in the Case of M. Valdemar.
Morella: Morella (Leona Gage) kızı Lenora’yı (Maggie Pierce) dünyaya getirdikten sonra ölür. Baba (Vincent Price) ise karısının ölümünden kızını sorumlu tutar ve onu suçlar. The Black Cat: Montresor Herringbone (Peter Lorre) karısı Annabelle’den (Joyce Jameson) ve onun siyah kedisinden nefret etmektedir. Bir gece bir şarap tadımı için bir yarışmaya katılır ve burada Fortunato Luchresi (Vincent Price) ile kapışır. The Facts in the Case of M. Valdemar: Yaşlı bir adam çaresi olmayan bir hastalıktan dolayı ölmek üzeredir. Acılarının geçeceğini düşünerek kendisinin bir hipnozcu (Basil Rathbone) tarafından hipnotize edilmesine izin verir.