Set in 1911 and the growing protest against British rule in Ireland, young John Cassidy is a labourer by day and a pamphleteer by night. When the pamphlets he has written incite riots, Cassidy realizes he can do more for his people with the pen than with the sword.
1920'li yıllarda geçen bu filmde, bağımsız İrlanda Cumhuriyeti'nin ve Kuzey İrlanda'nın ortaya çıkışıyla sonuçlanan olaylar konu alınıyor. İngiliz askerlerinin zulmüne tanık olan Damien, zulme karşı direnen İrlandalı Cumhuriyetçilere katılır. Damien'ın ağabeyi Teddy de bu direniş grubunun liderliğini yapmaktadır. İki kardeş birlik ve beraberlik içerisinde direnişi sürdürmeye devam eder. Fakat barış anlaşmasının imzalanması ile iki kardeş ayrı saflarda yer almaya başlar.
Gralton, ABD'de 10 yıl süren bir sürgünün ardından evine, İrlanda'ya döner. İrlanda iç savaştan çıkmış ve yeni hükümet çiftçilere, işçilere ve genç insanlara umut olmuştur. Jimmy, insanların tekrar eski günlerdeki gibi özgürce dans etmeleri, müzik, sanat ve edebiyatla iç içe yaşamaları için geçmişte olduğu gibi halk salonunu tekrar kurmaya karar verir. Ancak Jimmy’nin 10 yıl önce ülkeden sürgün edilmesinin sebebi, tam da bu halk salonudur.
Belfast hapishanelerinde tutuklu bulunan tutsakların durumunu incelemekle görevli iki Amerikalı'dan biri Başbakan Thatcher'i ilgilendiren son derece tehlikeli bir kaset bulur ve kısa bir süre sonra öldürülür. Hemen ardından da kaset kaybolur. Kayıt hükümeti de sarsacak bilgiler içermektedir. Olayı araştırmakla görevli gizli istihbarat subayı ile birlikte hareket eden insan hakları görevlisi Ingrid Jessner ilk iş olarak esrarengiz kasetin peşine düşer. Bazı büyük güçler önemli bu siyasi skandala karşı bazı önlemler almakta gecikmeyecektir.
Poet Siegfried Sassoon survived the horrors of fighting in the First World War and was decorated for his bravery, but became a vocal critic of the government's continuation of the war when he returned from service. Adored by members of the aristocracy as well as stars of London's literary and stage world, he embarked on affairs with several men as he attempted to come to terms with his homosexuality.
Buddy, hayatı ailesine duyduğu sevgi, çocukluk eğlenceleri ve yeni yeşeren bir romantizmle dolu olan, ergenliğinin zirvesinde genç bir çocuktur. Ancak, çok sevdiği memleketi giderek şiddeti artan bir kargaşaya sürüklenirken, ailesi önemli bir seçimle karşı karşıyadır: Çatışmanın geçmesini ummak ya da yeni bir hayat için bildikleri her şeyi geride bırakmak.
New York in the 1920s. Max Perkins, a literary editor is the first to sign such subsequent literary greats as Ernest Hemingway and F. Scott Fitzgerald. When a sprawling, chaotic 1,000-page manuscript by an unknown writer falls into his hands, Perkins is convinced he has discovered a literary genius.