Bu kara komedide, varlıklı ve kültürlü bir ailede büyüyen bir gencin hayatı, babasının suç faaliyetlerinden sızan karanlıkla büyük bir zıtlık içindedir.
Leo ve Angela Russo, baskıcı İtalyan-Amerikan aileleriyle çevrili Queens'te basit bir hayat yaşıyorlar. Oğulları lise basketbol takımında başarılı olunca Leo bunu gerçekleştirmeye çalışırken aileyi paramparça eder.
Milyoner bir girişimci ikonik bir film çekmeye karar verirse kesinlikle en iyisini talep eder. Ünlü film yapımcısı Lola Cuevas bu tutkulu projeyi çekip çevirecek ve yürütecek kişi olarak görevlendirilir. Filmin başrollerinde ise çok büyük yeteneğe (ve yeteneklerinden de büyük egolara) sahip olan iki oyuncu vardır: Hollywood’un yakışıklı ve ünlü oyuncusu Félix Rivero ve radikal bir tiyatro oyuncusu olan Iván Torres. İkisi de büyük birer efsane olsalar da muhteşem bir arkadaşlıkları olduğu söylenemez. Lola’nın giderek daha da garipleşen girişimleri sonucunda Félix ve Iván sadece birbirleriyle değil, aynı zamanda kendi miraslarıyla da yüzleşmek zorundadır. Kameralar kayda başladığında sahnede kim kalacak?
Arjantin sinemasının bu yılki en nitelikli ve eğlenceli sürprizlerinden Saygın Vatandaş, Nobel edebiyat ödülünü kazanmayı düşüş olarak gören bir yazarı gözlemliyor. Avrupa’da yaşayan Daniel, Arjantin’de büyüdüğü, romanlarının beslendiği kasabadan gelen daveti kabul eder. 40 yılın ardından ilk kez kasabaya gittiğinde kendisini bir girdap gibi yükselen, trajikomik durumların içinde bulur. Mizahtan bir an bile vazgeçmeyen film, kültür, şöhret, edebiyat, sanat ve insan davranışları üzerine hınzırca sorular sorarken izleyiciyi kasabanın cehaletiyle yazarın kibrinin ortasına konumlandırıyor.
Üç kardeş, yaşlanan babalarının geleceği hakkında konuşmak için toplanmayı kabul eder. Ama buluşmaya didişmeler, sataşmalar ve yeniden alevlenen eski anlaşmazlıklar damga vurur.