2. Dünya Savaşı'nın son günlerinde İtalya'daki bir sahil kasabasında güçlü bir faşistin oğluyla savaşta ölen bir deniz subayının dul eşi arasında bir aşk filizlenir.
May ve kocası Toots, yuppie oğullarının Londra’nın banliyösündeki evine geçici bir ziyaret için geldiklerinde, pek de sevimli olmayan gelinlerinin ve yaramaz torunlarının yaşamlarında iğreti bir yere ilişirler. Toots’un ani ölümü ailenin bireylerini fazla etkilemez, ancak kendini güçsüz hisseden May, evine yalnız dönmekten çekinir; oğlunun ve gelininin isteksizliğine rağmen onların evinde bir süre daha kalmaya karar verir.
Kısa zaman içinde May ile evin tadilatında çalışan yakışıklı inşaat ustası Darren arasında başlayan sıcak ilişki, May’in daha canlı, daha bakımlı ve cinselliğe daha açık bir insan olmasını sağlayacaktır. May’in Darren’a duyduğu ilginin anlaşılmayacak bir tarafı yoktur aslında; zira Darren çok çekicidir ve May’in evdeki varlığını kabullenir gözüken tek insandır. Ancak bu çekimin May için can acıtan bir tarafı da vardır çünkü Darren, annesine karşı duyduğu öfkeyle ve mutsuz bir yaşamla başa çıkmaya çalışan kızının sevgilisidir.
2. Dünya Savaşı'nda Polonya'nın Almanlar tarafından işgali üzerine Amerika Birleşik Devletleri'ne kaçmış Leo Gursky , çocukluk yıllarında aşık olduğu, ancak ailesi tarafından yine ABD'ye gönderilmiş Alma'yı hiç unutmamış, başka hiçbir kadını sevmeyeceğine dair kendine söz vermiştir. Ömrünün son yıllarını geçiren Leo ile, annesinin yeniden evlenebilmesi için girişimlerde bulunan genç Alma Singer'ın yolları kesişir. Bu esnada çok eskiden yazılmış, ancak yeni ortaya çıkan gizemli bir kitap, hepsinin hayatını derinden etkileyecektir.
Bu film 'Pire' lakaplı Henry Nash ve en yakın dostu Nicky'nin deniz kuvvetlerine katılmadan önce yaşadıkları ve delikanlılık çağlarına ait son maceralarının öyküsünü anlatıyor. Elizabeth McGovern, Nash'in gizemli sevgilisini canlandırıyor. Ay ile Yarışanlar, masumiyetin kaybı, büyüyüp yetişkin olmanın getirdiği sorumluluklar gibi birbiri ardına gelen olayların acı tatlı hikayesini anlatıyor.
Baş cerrah olarak çalıştığı hastanenin bekleme odasında, talihsiz bir kaza geçiren ve hayatta kalma mücadelesi veren kızı için dua eden Doktor Timoteo, istemsiz bir şekilde on beş yıl öncesinin hatıralarına gider ve Italia ile olan tutkulu ilişkisini hatırlar. Italia ile sert ve şiddet dolu bir şekilde başlayan ilişkisi, sürpriz bir şekilde tutkulu bir aşka dönüşerek mutlu bir evliliği olan Timoteo'nun duygusal dengesini alt üst eder. Gençliğin verdiği korkusuzlukla kendini tutkunun pençesine bırakan Timoteo, şimdi yapayalnız olduğu bekleme odasında, geçmişle farklı bir hesaplaşma içine girmekten kaçamayacaktır.
Akademi ödüllü Cinema Paradiso'nun yaratıcısından, dünyanın her yerinde eleştirmenlerce bir başyapıt olarak coşkuyla karşılanan muhteşem bir film. Joe Morelli bir "yıldız avcısı"dır. Bir küçük kasabadan diğerine sürekli seyahat eden bu üçkağıtçı adam, gittiği yerlerde en iyi film stüdyoları için çalışan bir yetenek avcısı olduğunu iddia etmektedir. Ve Joe nereye giderse gitsin, içlerinde büyük ekranın yeni sansasyonu olma isteği duymaya başlayan insanlarla karşılaşması hiç de zor olmaz. Filmlerin büyüsü ve sıradan insanların sıradışı hayalleri üzerine hayat dolu ve eğlenceli bir hikaye.