Genç bir Maya kralı olan Balam, güçlü düşmanı Hunac Kell’den halkını korumak için Meksika Körfezi’nin karşı tarafına, bugünkü ABD topraklarına kaçar. Balam, halkıyla birlikte geldiği yeni topraklarda yeni bir hayat inşa etmektedir. Ancak, Amerika yerlilerinin reisi olan Kara Kartal, topraklarına yerleşen bu yeni halk nedeniyle endişe duymaktadır. Hem Balam’ın hem de Kara Kartal’ın, Maya presesi Ixchel’e duydukları ilgi işleri daha da karmaşık hale getirecektir.
During World War One an English adventurer, an American elephant poacher and the latter's attractive young daughter, set out to destroy a German battle-cruiser which is awaiting repairs in an inlet just off Zanzibar. The story is based on a novel by Wilbur Smith, which in turn is very loosely based on events involving the light cruiser SMS Königsberg, which was sunk after taking refuge in Rufigi delta in 1915.
Mincayani (Louie Leonardo) adlı bir savaşçı ile bağlı olduğu Waodani kabilesi Ekvator’da Amazonun derinliklerindeki bir havzada yaşamaktadırlar. Genç adam yağmur ormanlarında büyümüştür, ancak kavgacı Waodani kabilesinin efsanevi mızraklarıyla intikam alma döngüsü onları yok olmanın eşiğine getirmiştir. 1956 yılında aralarında Jim Elliot (Sean McGowan) ve Nate Saint'inde (Chad Allen) bulundugu 5 genç misyonerin Waodani kabilesi tarafından mızraklandıkları zamanda gerçekleşen bir seri olaya tanık oluyoruz. Sonraki süreçte sadece misyoner ailelerin değil, Minciyani'nin de hayatı inanılmaz bir şekilde değişmeye başlar. Gerçek bir hikayeden esinlenerek yapılan filmde insanın geçmişten geleceğe yaptığı değişim yolculuklarından birinin farklı bir öyküsü anlatılıyor..
Krallık tacı için savaşan iki kardeşin mücadelesini anlatan film, iki büyük aktörü karşı karşıya getiriyor. 8. ve 9. yüzyılda Avrupa'da hüküm süren, tüm yaşamlarını savaş Tanrısı Odine'ye adayan ve her yeri yıkıp yağmalayan Vikingler'i anlatan, unutulmaz film. Edison Marshall'ın romanından yapılan uyarlama, güzel renkleri, oyuncuların performansı, doğal setleri ve akıcı temposuyla sivriliyor. Filmin en ilginç özelliği ise hikayeyi Orson Welles'in anlatıyor oluşu.
T.E. Lawrence, Kuzey Afrika’da konuşlanmış İngiliz ordusunda görevli genç bir teğmendir. İstihbarat bölümünün harita kısmındaki pozisyonundan mutsuz olan Lawrence, bugün Suudi Arabistan olan bölgede araştırma görevi teklif edilince heyecanla kabul eder. Bölgede savaşmakta olan Arap ordusunun komutanı olan Prens Feisal’ı gözlemlemekte olan Lawrence, bir süre sonra bölgede kalarak Prens’e yardım etmeye karar verir. Tarihin en ünlü casuslarından biri olan Lawrence, Araplar’ı Osmanlılar’a karşı kışkırtıp, Arap topraklarına batılı medeniyetlerin girmesine ön ayak olmuştu.