1917 Sovyet Devrimi öncesi ve sonrasını yaşayan bir burjuva aydını Dr. Jivago'nun öyküsü. Devrimle birlikte inandığı tüm değerler silinip yerine yeni sistemin gelişi Dr. Yuri Jivago'nun hayatını alt üst eder. Savaşın acımasızlığını yaşayan Dr. bir yandan da iki kadın arasında kalır.
18. yüzyılda, İngiliz ve Fransız askerleri, Kuzey Amerika'nın kontrolünü ele geçirebilmek için savaşmaktadırlar. Kızılderililer ve yerleşimciler, bu savaşın ortasında kalmışlardır. Yerleşimcilerden Cora ve kızkardeşi Alice'i, başlarına gelen bir beladan Şahingöz adında bir kızılderili kurtarır. Şahingöz, aslında bir yerleşimcidir fakat ailesi ölünce son Mohikanlar tarafından büyütülmüştür.James Fenimore Cooper'ın romanından uyarlanan Mohikanların Sonuncusu, Michael Mann'in yönetmenlik kariyerinin önemli filmlerinden biri olarak kabul ediliyor. Daniel Day-Lewis'in oldukça başarılı bir performans sergilediğini de ekleyelim.
Russell Price, saygın bir Amerikan foto muhabiridir. Önemli olayların yaşandığı her yerde ortaya çıkar ve çektiği fotoğraflar neredeyse kapışılır. Ünlü editör Alex ve gazeteci Claire ile birlikte, iç savaşın pençesindeki Nikaragua'ya gider. Kendisini Amerikalı bir casus olarak tanıtan bir adamın yardımıyla Russell ve Claire, değerli fotoğraflar çekebilecekleri bir bölgeye ulaşır. Kısa süre sonra isyancıların lideri öldürülür. Liderin adamları bunu gizlemek istemekte ve Price'tan, öldürülen lideri canlı gibi gösteren fotoğraflar çekmesini ister. Kısa süre sonra bu sahte fotoğraf dünyaya yayılır ve öngörülemeyen sonuçlara yol açar...
A young girl recounts her girlhood and eventual marriage to a general of the Mexican revolution. by one of the most outstanding writers of the new feminist Mexican literature, it is at once a haunting novel of one woman's life and a powerful account of post-revolutionary Mexico from a female perspective.
Jack Powell genç ve arabalara tutkun bir adamdır. Komşusu Mary Preston ise ona âşıktır, ancak Jack, zengin David Armstrong'a ilgi duyan Sylvia Lewis'a kapıldığı için Mary'ye ilgi göstermez. ABD I. Dünya Savaşı'na girince, Jack ve David hava kuvvetlerine yazılır. Tesadüfler sonucu arkadaş olan ikili, Fransa üzerinden Almanlarla savaşmak için cepheye gider. Mary de Jack'e yakın olabilmek için orduya katılır, ancak savaş acımasızdır ve trajediler kaçınılmaz bir gerçektir.
Hemşire Lillie,Van'da tanıştığı Osmanlı subayı Jude ile tanışıp, altmış gün süren zorlu bir yolculuk ile önce İstanbul'a ardından Doğu Anadolu'ya gider. Melih Paşa onu İstanbul'dan yanında Türk Subay İsmail ile birlikte Doğu'ya yollar. Yardım götürdüğü hastanenin başhekimi Woodruff ise Lillie'ye hastanenin de bulundukları coğrafyanın da bir kadına uygun olmadığını, geri dönmesini söyler. Komutan Halil Bey'in de farklı bir gerekçeyle Lillie'nin kalmasına itirazları vardır. Ancak genç kadın tüm itirazlara rağmen savaşın eşiğindeki bölgede ve iki aşk arasında kalacaktır.