In 1906 Vienna, a young lieutenant Franz (Alain Delon) has an affair with a married baroness, Lena, but decides to put an end to it when he meets Christine (Romy Schneider), a musician's daughter.
İki erkek ve bir kadın arasındaki üç kişilik aşkın sinema tarihindeki en güzel anlatımlarından biri olan Jules ve Jim, sadece aşk değil, dostluk üzerine de sözleri olan bir film. Yakın arkadaş olan Jules ve Jim’in hayatları, Catherine ile tanışınca bambaşka bir yöne doğru savrulur. Her ikisi de aynı kadına aşık olsa da Catherine, ilk başlarda sadece Jules’a ilgi duyar. Bildik kadın kimliğinin çok dışında bir karaktere sahip olan Catherine için hayat, alışıldık sınırların çok ötesinde bir anlam taşımaktadır. İlk zamanlardan beri Jim’in ilgisinin de farkında olan Catherine, yıllar sonra onunla da bir yakınlaşma içine girer. Catherine’i terketmeyi düşünmeyen Jules’un da varlığıyla bu unutulmaz üçlü, birlikte yaşamaya başlarlar.
Romantizmin, dostluğun ve olgunlaşmanın zamanları aşan hikayesi.
Zack Mayo, deniz kuvvetleri pilotu olmak için subay okuluna girer. Zorlu bir on üç haftanın sonunda aldığı eğitimin yanısıra arkadaşlığı, disiplini, birlikte hareket etmenin önemini ve kasabanın kızlarından Paula'nın hayatına girmesiyle de aşkı öğrenir.
Duygusal hikayesiyle akılda kalan film, 6 dalda Oscar adayı olmuş ve Louis Gossett Jr.'a da "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü"nü kazandırmıştı..
Elfriede Jelinek'in Piyano Öğretmeni adlı romanından uyarlanan film, Viyana Müzik Konservatuarı'nda öğretim görevlisi olarak çalışan orta yaşlı bir kadın üzerine kurulu. Annesiyle aralarında sevgi ve nefret karışımı bir ilişki bulunan Erika Kohut adlı bu kadın, bir yandan saygı duyulan ve otoriter bir öğretmen görüntüsü çizerken diğer yandan karanlık arzuları ve müzik arasında ikilem yaşamaktadır. Viyana'nın kenar mahallelerindeki erotik gösterilere ve porno film gösteren sinemalara gidip gelen Erika, anlam katamadığı hayatında bir tür kendi kendini tüketme sürecine girmiştir. Kendine o denli yabancıdır ki bir sevgili edinememekte, geceleri parkta sevişen çiftleri gizlice seyretmekle tatmin olmaktadır. Kendisine karşı garip bir hayranlık ve tutku duyan erkek öğrencisiyle iletişim kurmasının ardından, görünüşteki hayatı ve bastırılmış arzuları arasındaki duvar yıkılmaya başlar.
İkinci Dünya Savaşı sırasında genç ve özgür ruhlu bir kadın olan Vera Philips, İskoç şair Dylan Thomas'a aşık olur. Thomas da Vera ile aynı duyguları paylaşmaktadır, ancak ortada bir sorun vardır. Thomas Caitlin MacNamara ile evlidir. İki kadın arasındaki rekabet birbirlerini tanımaya başladıkça dostluğa doğru evrilir. Vera artık onların evliliklerinin bir parçasıdır ve üçü de bu durumdan çok mutludur. Bu durum Vera'nın genç bir subay olan William ile evlenmesine dek sürer. William'ın aralarına katılmasını istemeyen Thomas'ın duyguları kıskançlığa doğru savrulur.
Kahramanlarımız son konserlerinden önce duygusal çalkantılar yaşayan bir klasik müzik dörtlüsü; onları canlandıranlar ise Hollywood'un en parlak oyuncuları. Dünyaca ünlü yaylı çalgılar dörtlüsünün sevilen viyolonsel sanatçısı acımasız bir hastalığa yakalanınca grup dengesini kaybeder; bastırılmış duygular, çarpışan egolar ve kontrolden çıkmış tutkular yıllardır süren dostluk ve uyumu tehdit etmeye başlar. 25. yıldönümleri için verecekleri konser yaklaştığından, müzisyenler, sorunlarını çözüp birlikteliklerini korumak ile sonsuza dek ayrılmak arasında seçim yapmak zorundadır.
Film, 1931 yılında Berlinde Nazilerin yükseliş döneminde geçer..İngiltereden Almanyaya öğretmenlik yapmak için gelen İngiliz yazar Brian,bir kabarede şarkı söyleyip dans eden Amerikalı şarkıcıyla tanışır..Aralarında hem siyasi hemde duygusal bir ilişki başlar... Burdan hareketle film Nazilerin değişik yöntemlerle iktidara gelişi anlatmaktadır..