1967'de geçen Mucize Kulübü, Dublin'in dışında bir şehir olan Ballygar'dan gelen Lily (Maggie Smith), Eileen (Kathy Bates) ve Dolly (Agnes O'Casey) adlı üç kuşak yakın arkadaşın, her yıl milyonlarca ziyaretçinin gittiği mucizeler diyarı, Fransa'nın kutsal kasabası Lourdes'ye yapılan kutsal bir hac yolculuğu için bilet kazanma hikâyesini konu alıyor. Birlikte çıkacakları bu yolculuktan hemen önce eski arkadaşları Chrissie (Laura Linney), annesinin cenazesi için Ballygar'a gelir. Bu üç kadın, hayatlarını değiştireceğini umdukları yolculuğa çıkarlar ama yanlarında annesinin yerine onlara katılacak olan şüpheci bir gezgin olan Chrissie de vardır. Yolculuk boyunca eski defterler açılır, kadınlar bir mucize bulma umuduyla seyahat ederken geçmişleriyle yüzleşmek zorunda kalırlar.
Kuzey İrlanda'da geçen filmde iki adamın 1960'lı yıllarda başlayan hikayesi anlatılıyor. Uzun yıllar baskı ve şiddet ile yaşayan adamın acılarla dolu öyküsü 1998'e kadar sürüyor... Geçtiğimiz Ocak ayında Sundance Film Festivali'nde yarışan film yönetmenlik dalında ödüle layık bulundu. Kuzey İrlanda'nın çalkantılarla dolu yakın tarihini incelerken geleceğe doğru uzanan yolun, kendi geçmişiyle yüzleşmekten geçtiğini anlatan film, 1975 yılında başlıyor. İngiltere'yle birleşme yanlısı Ulster Gönüllüleri'nden 17 yaşındaki Alistair Little, 19 yaşındaki Katolik Jim Griffin'i öldürür. İki hafta sonra Alistair tutuklanarak cezaevine gönderilir. Jim'in 11 yaşındaki kardeşi Joe, cinayetin tanığıdır. Cinayetten 33 yıl sonra, hayalimizde şunu canlandırırız: Katil Alistair'le kurbanın kardeşi Joe karşılaşsalardı ne olurdu?
Adam and Paul are two young junkies living in Dublin and perpetually on the lookout for their next fix. During their search, they encounter various unsavoury characters and make some futile attempts at petty theft. As their day progresses, Adam and Paul get into a good share of trouble as they do whatever they can to score heroin, eventually running afoul of an imposing thug—who only drags them into more shady activities.
Filmleriyle tam 4 kez "En İyi Yabancı Film" dalında Oscar® kazanan Vittorio de Sica, aldatma ve kadın-erkek ilişkisi hakkında 7 farklı öyküyle izleyicinin karşısına çıkıyor. Yönetmenin "İtalyan Usulü Evlilik" ve "Dün, Bugün, Yarın" filmlerinin kazandığı başarının ardından çektiği "Yedi Kere Kadın" son derece eğlenceli. Shirley McLaine, güçlü oyunculuğunu bir kez daha kanıtladığı filmde farklı sınıflardan, farklı dünya görüşlerine sahip, farklı durumlardaki yedi kadına hayat veriyor. Yastaki Paulette, kızgın Maria Teresa, kurnaz Linda, âşık Edith, hırslı Eve, umutsuz Marie ve romantik Jean, Shirley McLainein müthiş performansıyla kadın dünyasının hikâyelerini anlatıyor.
Oscar ve John aynı markette çalışan ve aynı evi paylaşan iki arkadaştır. Tüm zamanları bir arada geçmesine rağmen hayatları birbirinden oIdukça farklı devam etmektedir. John'un güzel bir sevgilisi, dolayısıyla da düzenli bir ilişkisi varken Oscar yıllardır kendine uygun bir kadın aramaktadır. Hatta uygun olması bile gerekmez, herhangi bir kadın zaten uygun olacaktır. Oscar'ın az da olsa kıskandığı bu harika hayatı John durup dururken altüst eder. Sevgilisinin kendisine ne kadar bağlı olduğunu sınamak isteyen genç adam, kıza ayrılmayı teklif eder. Ancak John'un yaptığı plan geri teper. Hayalleri yıkılan genç kız çok kısa bir zamanda kendisinden yaşça oldukça büyük olan evli bir sevgili edinir. Bu ayrılık ve yeni başlayan ilişki sadece onların değil, çevrede yaşayan tanıdık tanımadık tüm insanların hayatlarını da altüst edecektir. Buna şehrin en azılı hırsızından tutun da, basit bir otobüs şoförüne kadar herkes dahildir.
Genç rahibe Colleen ailesinden kopup gittiği yer olan Asheville, Kuzey Karolina'ya çocukluğunu geçirdiği yere geri döner. Her şeyi eski bıraktığı gibi bulacaktır, odası bile son kullandığı günden farksız değildir.Bir küçük rahibe üzerinden kara mizah başarılı bir komedi filmi.