Film, köpeklerin “köpek gribi” nedeniyle çok uzaklarda isimsiz bir adada karantina altına alındıkları distropik geleceğin Japonya’sında geçiyor. Bu adanın yerlileri olan beş köpek – Chief, Rex, Boss, Duke ve King– izole olmuş bir hayatta yalnızlıklarından bezmişlerdir. Ta ki Atari Kobayashi adında bir çocuk kaybolan köpeği Spots’u aramak için adaya gelene kadar… Atari köpeğini bulmaya çalışırken bu beş köpekten yardım isteyecek ve onlar da Atari’yi onu almaya gelen Japon yetkililerden koruyacaklardır. Yönetmen Wes Anderson, filmi çekerken Akira Kurosawa’dan ilham aldığını açıklamıştır.
Marx kardeşlerin üstün komedi anlayışının en iyi örneklerinden biri olan filmde, yolsuzluklarıyla nam salan Freedonia ülkesinin ekonomisi Bayan Taesdale'nin yapacağı bağışlara bağlıdır. Bu da yetmiyormuş gibi bir de uğraşılması gereken komşu ülkeler vardır.
When the mystery-solving musician Foxxy Love notices she and her fellow housemates can curse without being bleeped—something they've never been able to do before—she realizes their show has been canceled. Determined to get back on the air, the gang travels to Make-A-Point-Land in order to get a point (and get back on the air).
In this surrealistic and free-form follow-up to the Monkees' television show, the band frolic their way through a series of musical set pieces and vignettes containing humor and anti-establishment social commentary.
Bizimkine benzeyen ama tamamen hayvanların yaşadığı bir dünyada geçen Şarkını Söyle filminde, Buster Moon zor dönemler geçiren, bir zamanlar çok başarılı olan bir tiyatrodan sorumlu, zarif bir koaladır. Buster, çok iyimser biridir ancak belki biraz serseriliği vardır. Tiyatroyu her şeyden çok sever ve onu korumak için her şeyi yapabilir. Şimdi hayatının amacının yıkımıyla karşı kaldığında solmakta olan cevherine eski görkemini yeniden kazandırmak için son bir şansı vardır; dünyanın en büyük şarkı yarışmasını yapmak.
Bodi, koca gözlü bir Tibet çomarıdır ve babasından sevimli koyunların yaşadığı kasabayı koruma liderliğini alması beklenmektedir. Ancak Bodi’nin böyle bir tutkusu yoktur. Bir gün gökyüzünden bir radyo düşer ve Bodi efsanevi rokçı Angus Scattergood’un şarkısını dinler ve dünyası değişir. Babasının tüm itirazlarına karşın, Bodi hayellerinin peşinden koşmak için kasabayı terkedip, büyük şehire gider. Ancak babasının ve kasabanın ezeli düşmanı aç kurtların lideri Linnux ve çetesi Bodi’nin peşindedir. Linnux, Bodi’yi kasabaya geri dönmenin ve lezettli koyunlara yakın olmanın bileti olarak görür. Şimdi Bodi, aile ve arkadaşlarını kurtarmak ve yeni bulduğu hayellerinin peşinden koşmak arasında seçim yapmak zorundadır.