War hero Danny Haley fleeces out-of-town dupes in a rigged poker game. He and his pals see Arthur Winant as an easy mark, but they've reckoned without Winant's homicidal brother, who wants revenge after Arthur commits suicide.
Suç dünyasında hiçbir şey dışarıdan göründüğü gibi değildir. Özellikle de Slevin'ın bulaşmış olduğu suç dünyasında. Sevgilisi tarafından aldatılan, evinden atılan, üstüne üstlük bir yankesiciye kimliğini kaptıran Slevin, Los Angeles'ın bunalımlarından bir süre de olsa uzak durabilmek için New Yorklu arkadaşı Nick Fisher'dan dairesinin anahtarını ödünç alır. Oysaki New York, çok daha belalı bir şehre dönüşmüştür. Bir dönem ortak olup sonradan düşman olan iki mafya babası Patron ve Haham, suç dünyasını parsellemişlerdir. Ancak oğlunun intikamını almaya niyetli olan Patron, Haham'ın oğlunu öldürtmek için bir kiralık katil tutar. Katilin planı basittir. Patron'a borçlu birini bul ve adamı öldürt. En kolay yem ise Nick Fisher'dan başkası değildir.
Eski bir Çin Atasözü’ne göre, insan yaşamını temsil eden 4 temel duygu vardır: Sevgi, Keder, Zevk ve Mutluluk. The Air I Breathe, bu 4 duyguyu sembolize eden 4 insanın iç içe geçen hikayesini anlatıyor. At yarışı oynayıp kaybeden Mutluluk, Fingers isimli mafya babasına borçlanır. Zevk ise, Fingers’ın yanında çalışan bir çete lideridir ve patronun emriyle yeğeni Tony’nin belaya bulaşmasını engellemekle görevlendirilir. Keder’i temsil eden Trista isimli pop starın menajeri yıldızın sözleşmesini Fingers’a devredince Trista, Fingers’ın baskısı altında kalır. Öte yandan, hayatının aşkı ölmek üzere olan doktor (Sevgi) da umutsuzca sevdiği kadın için çok nadir rastlanan bir kan grubunu bulmak için çırpınmaktadır. Bu 4 insanın hikayesi ummadık şekilde birbiriyle kesişecektir.Jieho Lee’nin senaryosunu yazdığı ve ilk yönetmenlik denemesi olan The Air I Breathe, geniş oyuncu kadrosunun performanslarıyla öne çıkan Türkiye’de gösterim şansı bulamamış başarılı bir ilk film.
General Sternwood kızının üzerinden ona şantaj yapan Arthur Geiger'dan korunmak için ünlü dedektif Philip Marlowe'u tutar. Marlowe, incelemeleri sırasında aileyi tehdit eden yeraltı çetesi ve General'in kızları arasındaki ilişkiyi fark eder, küçük kızı Carmen'i cinayet suçlamasından kurtarır. Bu arada General'in büyük kızı Vivien ile de önce nefret dolu bir ilişki başlar, zamanla bu ilişki aşka dönüşür. Görevini başarıyla tamamlayan Marlowe, tüm aileyi tehlikelerden kurtarır ve hayatının kadınına kavuşur. Raymond Chandler'ın romanından uyarlanan The Big Sleep, önemli bir "film-noir" örneği. Filmin aynı zamanda Michael Winner tarafından 1978'de çekilen aynı isimli bir uyarlaması da mevcut.
Bir çift emektar New York Şehri Polisi dedektifleri yasadışı olarak huzuru sağlamaya çalışan bir seri katilin izini sürmektedir. New York Polis Departmanının baskıcı ortamı altında 30 yıllık ortaklıktan sonra , yüksek derecede donanımlı olan dedektifler David Fisk ve Thomas Cowan emekliliğe hazır olmalılardı ama değiller. Rozetlerini ortadan kaldırmadan önce, kadın ticareti yaparak kötü ün yapmış birinin cinayetini araştırmak üzere çağırılırlar. Orijinal cinayet gibi kurban ; cinayeti açıklayan dört satırlık şiire sarılı bulunmuş şüpheli bir suçludur. Diğer suçlar meydana gelince; dedektiflerin, hukuki sistemin açıklarından yararlanan suçluları hedef almış bir seri katille karşı karşıya oldukları ortaya çıkar. Amacı polisin kendi başına yapamadıklarını yapmak ve huzuru sağlamak için suçluları sokaklardan temizlemektir. Son günlerdeki cinayetlerle ve daha öncekilerin arasındaki benzerlikler rahatsız bir soruyu sorar: Acaba yanlış adamı mı demir parmaklıkların arkasına atmışlardır?
Eski bir kasa hırsızı olan Gary 'Gal' Dove (Ray Winstone) gansterlik günlerini geride bırakmış,bir köşede biriktirdiği parayla İspanya'da gözlerden uzak lüks bir villada karısı Deedee (Amanda Redman) ve çok yakın dostları Aitch (Cavan Kendall) ve Jackie (Julianne White) ile mutlu ve sakin bir hayat sürdürmektedir.Günlerini havuz kenarında bira içip tembel tembel güneşlenerek,barbekü ve av partileri düzenleyerek geçirirler.Bu huzurlu ve çakırkeyif günlerden birinde Gal'in eski çete arkadaşı Don Logan (Ben Kingsley) yeni bir soygun teklifi ile çıkagelir.Geçmişle bağlarını kopartmış olan Gal bu teklif karşısında isteksiz davranır,ancak sinirli,alıngan,anlayışsız ve saldırgan bir insan olan Don Logan hayır cevabını kabul etmez.Bu beklenmedik misafir ile Gal arasında bir sinir harbi başlamıştır.