Film bizleri Forrester’in 1945 senesinde Burma’da vazifeli bulunduğu günlere götürüyor. Forrester ancak Burma’lı genç bir kızla tanıştıktan sonra normal şahsiyetini kazanmaya başlayacak.
The first World War is in its third year and aerial combat above the Western Front is consuming the nation's favored children at an appalling rate. By early 1917, the average life-span of a British pilot is less than a fortnight. Such losses place a fearsome strain on Gresham, commanding officer of the squadron. Aces High recreates the early days of the Royal Flying Corps with some magnificently staged aerial battles, and sensitive direction presents a moving portrayal of the futilities of war.
“Memphis Belle”, İkinci Dünya Savaşı'nda kullanılan bir bombardıman uçağıdır. Genç bir mürettebat tarafından, Avrupa'ya yapılan tehlikeli bombardıman saldırılarında kullanılmaktadır. Mürettebatın, görevlerini tamamlayıp evlerine dönebilmeleri için, son bir bombardıman saldırısı daha yapmaları gerekmektedir. Mürettebat, son uçuştan önceki brifingde, o günkü hedefin, çok sayıda müttefik kaybına neden olan, ağır savunma hattı olan Dresden olduğunu fark eder.
1916 yılındayız. Birinci Dünya Savaşı iki yıldan beri tüm şiddetiyle devam etmektedir. İngiltere ve Fransa'nın müttefik güçleri, batı cephesinde Almanlar'ın sağlam siperlerine karşı verdiği savaşta başarılı olamamış, milyonlarca insan hayatını kaybetmiştir. Öte yandan Avrupalılar'ı kendi savaşlarıyla başbaşa bırakmayı tercih eden Birleşik Amerika tarafsızlık ve izolasyon politikasını ısrarla korumaktadır. Ancak gönüllü ambulans sürücüleriyle Fransız lejyonunun üyesi olan bazı Amerikalılar, müttefiklere yardım etmek için Avrupa'ya geçmişlerdir. Çok geçmeden Amerikalı gönüllülerden bazıları, iyi teçhizatlı Alman pilotlarıyla baş edebilmek ve müttefiklerin savaş çabalarına yardımcı olabilmek için kendi özel filolarını oluştururlar. Ölümüne mücadeleyi göze alan "Flyboys" Kahraman Pilotlar filosu bu şekilde meydana gelir.
2. Dünya Savaşı'nın kaderini belirleyen olaylardan biri olan Dunkerque Tahliyesi'ni konu edinen film, yüz binlerce İngiliz ve müttefik askerlerinin etrafının düşman askerleri tarafından sarılması ile başlar. Arkaları deniz olan bir yerde sıkışan askerler, düşman saldırısına karşı çaresiz bir durumda kalırlar.
2. Dünya Savaşı’nın sona ermesinin ardından ikinci defa Kore Savaşı için askere çağırılan Brubaker, bir köprüyü bombalamakla görevlendirilir. O andan itibaren Brubaker, bir yandan geride bıraktığı ailesine karşı duyduğu özlem ve savaşa karşı olan hisleriyle bir yandan da görevinin getirdiği gerginlikle baş etmeye çalışacaktır. Drama ve aksiyonu büyük bir başarıyla harmanlayan ve final sahnesiyle akıllara kazınan bir başyapıt.