Marianne and Jojje are in the last grade of a Stockholm high school. Jojje is very fond of his talented, sensitive classmate. His love is not answered. The students come from different social and economical environments.
When a 17-year old aspiring dancer is uprooted in her high school senior year, she finds herself divided between two boys, and she will have one last shot at making her dream a reality.
15 yaşındaki Gracie, New Jersey'de üç erkek kardeşin içinde tek kız olarak ailesi ile birlikte mütevazi bir hayat sürmektedir. Ailenin en büyük takıntısı spordur; arka bahçede yapılan futbol maçlarının yanı sıra sabahtan akşama yapılan tek sohbette spordur. Büyük kardeşi Johnny okulun gözde futbolcularından biridir, ancak bir araba çarpması sonucu hayata veda eder.Gracie hem kardeşinin anısını taze tutabilmek, hem de spor tutkusunu yerine getirebilmek için futbol takımına girmeye karar verir. Oysa 1978'te kadın futbolcu yoktur ve Gracie öncelikle bir kadının da futbol oynayabileceğini kanıtlamak zorundadır.
Altı yaşındaki Maisie, rock yıldızı annesi Susanna ile karizmatik ancak ilgisiz sanat simsarı babası Beale´in tatsız boşanmasının sarsıntılarıyla boğuşmaktadır. Maisie’nin hayatına, boşanmanın ardından anne ve babasının yeni eşleri de girer. Ancak küçük kız, eşlerinin bencilliğini fark edip birbirlerine âşık olan üvey ebeveyniyle yakınlaşınca durum iyice çetrefilleşir.
Karanlık komedi ile suç dramasını harmanlayan bu yapımda, olay zihinsel engelleri olan bir adamın etrafında döner ve onun bir cinayet soruşturmasına dahil olmasını konu alır. Olaylar gelişirken, kendisini bir dizi cinayetin merkezinde bulur. Bu durum, masumiyet ve suçluluk arasındaki karmaşık bir etkileşimi doğurur. Film, toplumsal algı, ahlak ve kötülüğün doğası gibi temaları keşfederken, insan davranışlarının absürtlüklerini vurgulamak için mizahi bir dil kullanır. Karakterin yaşadığı zorluklar ve toplumun ona karşı olan tutumu, filmin ilerleyişinde önemli bir rol oynar. İzleyicilere, basit zekaya sahip birinin hayatta kalma mücadelesi verirken karşılaştığı adaletsizlikleri ve insan ilişkilerinin karmaşıklığını gösteriyor.
Silahlı bir soygun suçundan hapse giren Wayland, hapiste kaldığı 15 yılın ardından özgürlüğüne kavuşur. Memleketine geri dönen Wayland burada üç çocuğuna bakmaya çalışan, bekar bir anne olan eski sevgilisi Dolores ile karşılaşır. Yeniden bir araya gelmelerinden kısa bir süre sonra Wayland, ailenin yanına taşınır ve farkında olmadan ihtiyaç duyulan bab figürü haline gelir.