Amerikalı yazar Jeannette Walls’un 2005 yılında yayımladığı aynı adlı romanından uyarlanan filmde, Jeannette Walls çok başarılı bir gazetecidir, elit ve zengin kesimden bir nişanlısı bile vardır. Ancak bu elit çevreye karşı ailesi hakkında gizli tuttuğu bir geçmişe sahiptir, aslında üç kardeşi ile birlikte yoksulluk içinde, psikolojik şiddetin hat safhada olduğu göçebe bir hayat sürdürmüştür. Babası Rex son derecede karizmatik ve eğlenceli bir adam olsa da aynı zamanda alkoliktir ve alkol alınca ne yapacağı tahmin edilemez, tehlikeli birine dönüşür. Annesi Rose Mary ise özgür ruhlu bir kadındır ve yaptığı resimleri dört çocuğundan daha fazla önemsiyor gibi görünmektedir. Böylesine işlevsiz bir ailede yetişen çocuklar hayatla tek başlarına mücadele etmek zorunda kalacaklardır.
En son Before Midnight filmiyle izleyici karşısına çıkan Richard Linklater'ın senaryosunu yazıp yönettiği film, çıkış noktası olarak yakın zamanda boşanmış bir çiftin, Mason ve Olivia'nın hikayesine odaklanıyor. Sahip oldukları tek çocukları ise artık anne ve babasının bir arada yaşamadığı gerçeğine alışmak ve bu yabancı düzen içerisinde yaşamayı öğrenmek zorunda. Çocuğun 6 yaşında başlayan bu yeni tecrübesini 12 yıl boyunca sürecek olan bir büyüme evresine yayan yönetmen, bu süreç boyunca yaşananları beyaz perdeye aktarıyor.
Savcı yardımcısı bekar anne Jackie'nin, büyük bir davayı sonlandırıp Noel'i kızı ile geçirme planları, pek görüşmediği babasının ziyareti ile alt üst olur.
Tennessee Williams'ın oyunundan uyarlanan ve gösterime girdiğinde yeri yerinden oynatan film, kaba saba işçi Stanley ile evli kız kardeşini ziyarete gelen Blanche adlı bir kadının, buradaki ilişkilerin yönünü değiştirmesini konu alıyor. Missisipi'de okul yaşındaki bir delikanlıyı baştan çıkarttığı için başı derde girmiş olan yaşça geçkin ama çekici Blanche DuBois, New Orleans'ın Fransız mahallesinde yaşamakta olan hamile kızkardeşi Stella'nın yanına gelir. Tek arzusu kendine yeni bir yaşam kurmak ve herşeyi geride bırakmaktır. Oysa Stella'nın kaba saba bir delikanlı olan kocası Stanley Kowalski, Blanche'ın güneyli nezaketinden hiç hoşlanmamaktadır. Sürekli taciz edilen Blanche'ın Stanley'le yüzleşmesi epey şiddetli olacaktır.
Eva ve Zac beraber büyüyen iki yakın kardeştir. Evlerinde son derece mutsuz bir yaşam süren kardeşler bir yol bulurlar. Aileleri ile aralarındaki bağın zarar görmesine de gönülleri ermeyen kardeşler çok zor bir karar vermek zorundadırlar.
Radyo programcısı Johnny, minik yeğenine bir süreliğine bakma görevini üstlenir. İkili, Los Angeles’tan New York’a, oradan New Orleans’a uzanan bir seyahate çıkarlar. Bu yolculuk, geçmiş ve gelecek arasındaki bağlar üzerine hassas ve derin bir hikayeye dönüşür.