20. yüzyılın başlarında Amerika'da yaşanan büyük değişim dönemi sırasında, sessiz ve naif bir hayat yaşayan bir oduncu, aşkı ve kaybı bir arada deneyimler.
Büyük besteci Beethoven, hayatının son yıllarında yeni besteler üretmek konusunda sıkıntı çekmektedir. Başarı elde eden son çalışmasının üzerinden yıllar geçmiş olmasına rağmen hala üzerinde çalıştığı besteyi bitirememekte ve zaten sıkıntılı olan durumuna bu, daha da çok sıkıntı eklemektedir. Sağırlığının gittikçe artması ve buna bağlı olarak da kendini çok daha fazla yanlız hissetmesi, içinde olduğu bunalımı daha da arttırmaktadır. Bu sıkıntılı durumda, son bestesini söz verdiği tarihte bitirebilmesi için çalışmalarını kopya edecek bir kişiye ihtiyaç duyar. O kişi ise genç ve güzel Anna Holtz olacaktır.
1928 yılında Iverstown'da yaşayan büyük bir mirasın varisi Martha Smith Ivers polis tarafından arkadaşı Sam Masterson ile dördüncü kez kaçmaya çalışırken yakalanır. Martha öğretmeni Mr.O'Neil'e yalan söyler, bir adamın halasını öldürdüğünü anlatır ve Walter onun bu yalanını doğrular. 18 yıl sonra Sam Iverstown yakınlarından arabayla geçmektedir, ancak bir viraja dikkat etmez ve arabasıyla bir direğe çarpar. Arabasını bir kaportacıya getirir ve arabasının tamiri için beklerken evinin önünde oturmakta olan güzel Antonia Marachek ile tanışır. Antonia memleketine gidecek otobüsünü kaçırınca Sam'in bir içki içme teklifini kabul eder ve daha sonra onunla beraber oteline gider. Walter Sam'i gördüğü zaman Sam'in Martha'ya şantaj yapmaya geldiğini düşünür ve onun bu yanlış anlaması eski arkadaşların halanın öldüğü akşam hakkındaki trajik ilişkilerinin ortaya çıkmasına ve Martha-Walter çiftinin kirli sırlarının ortaya dökülmesine sebep olur.
Amerikalı eski usta hırsız, uslanmaz kumarbaz ve eroin bağımlısı Bob Montagnet'nin talihi ve parası Güney Fransa'da tükenmiştir. Yasadışı bir kulüpte, eroinin etkisinde kafası bulanmışken, yerel bir muhabbet tellalı olan Remi tarafından tuzağa düşürülmüş genç ve güzel bir Doğu Avrupalı kızla, Anna'yla tanışır. Kulüp polisler tarafından basılınca Bob, yıllar ötesine uzanan özel bir bağla tuhaf bir şekilde kader birliği ettiği dedektif Roger'nin hayatını kurtarır. Bob son parasını da at yarışlarında kaybedip iyice dibe vurunca, yardakçısı Raoul onu, Monte Carlo'da yapmayı planladıkları ihtişamlı son bir soyguna katılmaya davet eder...
Stephen King'in aynı adlı kısa hikâyesinden uyarlanan bu film, Chuck Krantz'ın hayatının sonundan başlayarak geriye doğru anlatılan bir hikâyeyi konu alıyor.