Amber Appleton, bir otobüste yaşamaktadır. Annesinin erkek arkadaşının onları kovmasından sonra Amber, annesi ve sadık köpekleri Boby Big Boy ile birlikte, annesinin kullandığı okul otobüsü ‘Hello Yeloow’un arkasında kamp kurarlar. Umut ve iyimserlik prensesi olan Amber, kötü şeyleri kafasına takmamaktadır. O artık, alkolik annesi ve arkadaşlarının hayatını kurtarmaya odaklanır.
Young Cedric Errol and his widowed mother live in genteel poverty in 1880s Brooklyn after the death of his father. Cedric's grandfather, the Earl of Dorincourt, has long ago disowned his son for marrying an American. But after the death of the Earl's remaining son, he decides to accept Cedric as his heir.
When a 17-year old aspiring dancer is uprooted in her high school senior year, she finds herself divided between two boys, and she will have one last shot at making her dream a reality.
Billy ıslah okulundan döndüğünde, şehrin diğer tarafındaki farklı bir liseye gitmek zorunda kalır. Yeni bir başlangıç yapmaya çalışır, ancak eski rakibi ona kolaylık göstermez ve arkadaşı Louie onu tekrar yoldan çıkarmaya çalışır. Billy'nin tam tersi bir karakter olan kardeşi Joe, iyi bir koşucudur ve atletizm bursu kazanmaya kararlıdır. Joe, Billy'ye okulunun atletizm takımına katılmasını önerir, bu da iki kardeşi birbirine düşman eder.
Okulda hademe olarak çalışan eski bir deniz piyadesi (Marine), boşanma sonrası oğluyla bozulan ilişkisini düzeltmeye çalışmaktadır. Ancak oğlu, bir polis memuru tarafından öldürülür. Söz konusu polis, yargılanmadan suçsuz bulununca acılı baba adaletin yerini bulmadığına karar verir. Askeri geçmişinden gelen becerilerini kullanarak adaleti kendi elleriyle sağlamak için harekete geçer.
Connor O'Neil hayatında sorumluluk almaktan sürekli kaçınan ve zamanını spor karşılaşmalarında bahis oynayarak geçiren birisidir. Yakın arkadaşı olan bir bankerden borçlarını ödemek için yardım istediğinde arkadaşı ona artık karşılıksız para veremeyeceğini söyler. Çalışıp para kazanması gerektiğini öğütler ve ondan şirketinin sponsoru olduğu beyzbol küçükler takımının koçluğunu üstlenmesini ister. Hayatında kendisinden başka hiç kimsenin sorumluluğunu üzerine almamış olan Conor, istemeye istemeye görevi kabul eder. Şikago'nun en belalı mahallesinde bir okulda okuyan küçük zenci çocukların koçluğunu üstlenir. Zaman geçtikçe çocuklara ne kadar bağlandığını kendisi bile şaşırır. Bu 10 yaşından küçük çocuklar kendisine hayat dersi vermektedir. Olayın içine bir de genç öğretmenleri Diane Lane girince, işler Conor için daha da ilginç olmaya başlar. Sonunda Conor aydınlanmanın ve kendini bulmanın değişik şekiller de ortaya çıkabileceğini öğrenmeye başlar.