Şerif Jered Maddox, yaşlı bir adamın ölmesine sebep olan bir grup kovboyun peşine düşer ve çok geçmeden kendini Sabbath’ta bulur.Ne var ki işi hiç de kolay olmayacaktır…
While moving a group of Apaches to a Native American reservation in Arizona, an American scout named Sam Varner is surprised to find a white woman, Sarah Carver, living with the tribe. When Sam learns that she was taken captive by an Indian named Salvaje ten years ago, he attempts to escort Sarah and her half-Native American son to his home in New Mexico. However, it soon becomes clear that Salvaje is hot on their trail.
Yozlaşmış bir mareşal, ordudaki arkadaşı tarafından Komançilerin beyaz esirlerinin serbest bırakılması için pazarlık yapmaya zorlanır, ancak onların topluma yeniden kazandırılmasının sonuçları olduğunu görür.
Gregory Peck, intikam ateşiyle yanan bir adamı canlandırıyor! Jim Douglass, karısını öldüren ve hayatını yerle bir eden dört suçluyu adalete teslim etmek için tehlikeli bir yolculuğa çıkar. Silahını kuşanan ve yüreğinde öfkeyle dolu Douglass, batının vahşi topraklarında iz sürerken kendi içindeki karanlıkla yüzleşmek zorunda kalır. Ancak gerçekler ortaya çıktığında, her şey sandığı gibi değildir... İntikam ve adalet arasındaki ince çizgide geçen bu sürükleyici batı macerası, Gregory Peck'in unutulmaz performansıyla beyazperdede hayat buluyor. The Bravados, heyecan dolu sahneleri, çarpıcı görsel atmosferi ve derin hikayesiyle klasik bir başyapıt!
1970 yılında John Wayne canlandırdığı korkusuz ve tek gözlü Rooster Cogburn rolüyle Oscar® almış ve unutulmaz bir performans sergilemişti. Rooster Cogburn, genç bir kadın tarafından (Kim Darby), babasını öldüren ve ailenin tüm parasıyla ortadan kaybolan adamı bulmak üzere kiralanır. Genç kadın bu yolculukta Cogburn'e eşlik etmek konusunda ısrarlıdır. Yanlarına tecrübesiz bir Texas polisinin (Glen Campbell) katılışıyla işler iyice karışır. Bu sıradışı Western'e Robert Duvall ve Strother Martin de performanslarıyla katılmakta.
Texas'ın batısında, İç Savaş'ın bitmesinden yıllar sonra bile, beyaz yerleşimciler ile Kızılderililer arasında kanlı çatışmalar devam etmektedir. Pacer Burton, beyaz bir çiftçi ile bir Kiyova Kızılderilisi kadınının melez oğlu olarak, iki taraf arasında köprü kurmaya çalışır. Ancak nefret ve şiddet sarmalı onu da içine çeker. Pacer, hem babasının çiftliğini korumak hem de annesinin halkına ihanet etmemek arasında sıkışır. Öfke, intikam ve adalet arasındaki bu mücadelede, taraf seçmek zorunda kalır.