Lew Marsh receives a message that his only son, Rusty, has been killed in the war. Lew, a pharmacist in the small town of Hartfield, Iowa, is so grief-stricken, he neglects everything and isolates himself.
Ray Kinsella ( Kevin Costner), ailesiyle Iowa'ya yeni yerleşmiş ve çiftçiliğe başlamıştır. Bir gün yine tarlasında çalışırken gizemli bir sesin ona "İnşa ederse geleceklerini" söyler. Ray bunu tek şekilde yorumlar : ses, tarlasına beysbol stadyumu inşa etmesini söylemektedir. Eşi bu yoruma çok güvenmese de Ray'e kalbindeki sesi dinlemesini söyler. Ray stadyumu inşa etmeye başlar, bu sırada gizemli sesler kendisini bir beysbol uzmanı olan Terence Man'e (James Earl Jones) yönlendirir ve ikili Ray'e gaipten ve düşlerinde gelen mesajların izini sürmeye başlar... Bu mesajlar ikiliyi tek kelimeyle inanılmaz bir maceraya sürükleyecektir.
Cristero Savaşı sırasında yaşanan gerçek bir hikayeyi anlatan film, 1920'lerde Meksika hükümetinin Katolikler'e uyguladığı insanlık dışı zulmü anlatıyor.
On dokuzuncu yüzyılda ekonomik açıdan başarılı olmak için şeytanla anlaşan New Hampshire'lı bir çiftçi, anlaşmayı bozmak için Daniel Webster'ın desteğini alma hikayesi...Fantastik ögeler barındıran ,yapıldığı yıla göre ortalamanın üzerinde bir film.
The year is 1955, and a great flood is coming to Northfork, Montana. A new hydroelectric dam is about to be installed in the mountains above the town, ready to submerge the valley in the name of progress. It is the responsibility of a six-man Evacuation Committee to relocate the townsfolk to higher ground. Most have duly departed, but a few stubborn stragglers remain – among them a priest caring for a sickly orphan, a boy whose fevered visions are leading him to believe he is a member of a roaming band of lost angels desperately searching for a way home.
Film, annesine hamileyken yıldırım çarptığı için bembeyaz, kılsız, elektriklenme özelliği ile dünyaya gelmiş dünyanın en zeki çocuğunun hikayesini anlatıyor. Annesi bu olayda ölmüş, babası onu reddetmiştir. Birlikte yaşadığı büyük anne ve büyük babası ölünce, gencin varlığı şerif tarafından keşfedilir.
The Canterville Ghost (1996), Oscar Wilde’ın klasik öyküsünden uyarlanan fantastik bir aile filmi. İngiltere’deki tarihi bir malikaneye taşınan Amerikan Otis ailesi, burada yüzyıllardır huzur bulamayan bir hayaletle karşılaşır. Hayaletin korkutma girişimleri modern aile tarafından pek ciddiye alınmaz, fakat zamanla özellikle genç kız Virginia ile arasında farklı bir bağ kurulur. Film, mizah ve duygusallığı birleştirerek kültür çatışmasını, affetmeyi ve özgürleşmeyi işleyen sıcak bir hikâye sunar.