Brigadier General Frank D. Merrill leads the 3,000 American volunteers of his 5307th Composite Unit (Provisional), aka "Merrill's Marauders", behind Japanese lines across Burma to Myitkyina, pushing beyond their limits and fighting pitched battles at every strong-point.
During WWII, Duke E. Gifford is second in command of the USS Thunderfish, a submarine which is firing off torpedoes that either explode too early or never explode at all. It's a dilemma that he'll eventually take up personally. Even more personal is his quest to win back his ex-wife, a nurse; but he'll have to win her back from a navy flier who also happens to be his commander's little brother.
Bu son derece etkileyici drama, II. Dünya Savaşı'nda gerçekleşen Bulge Savaşı sırasında Alman hatları arkasında kalan savaş yorgunu bir piyade bölüğünü anlatmaktadır. Ev özlemiyle yanan ve karla kaplı siperlerde soğuktan titreyen askerler acıya, ıstıraba ve üzüntüye bastırılamaz bir mizah ve amansız bir alay ile katlanmaktadırlar. Hiçbiri kahraman olmak niyetinde değildir ama hepsi de kendilerinden beklenen cesareti göstermeye hazırdır.
A group of men parachute into Japanese-occupied Burma with a dangerous and important mission: to locate and blow up a radar station. They accomplish this well enough, but when they try to rendezvous at an old air-strip to be taken back to their base, they find Japanese waiting for them, and they must make a long, difficult walk back through enemy-occupied jungle.
Kuzey Atlantik sularındaki bir cankurtaran botu, bir Nazi torpido saldırısı sonucu batan gemiden kurtulan sekiz kişiyi taşıyor. Amaçsız bir şekilde dolaştıkları bir-iki günden sonra, denizde Walter Slezak adlı bir yolcu daha buluyorlar. İlk başta herkes Slezak'ın İngilizce konuşamadığını zannediyor ama şartlar konuşmasını gerektirdiğinde, birçok dili rahatça konuşabilen, çok zeki biri olduğu ortaya çıkıyor. Zaten bu adam aslında, onları vuran Alman denizaltısının kaptanından başkası değil. Denizcilik bilgisine sahip tek kişi olarak, sandalı bir Alman gemisine doğru yönlendiriyor. Ta ki, diğerleri olan bitenin farkına varıncaya kadar.
Hitchcock'un savaşa katkılarından biri olan Yaşamak İstiyoruz bir gerilim filmi değil, bir psikolojik dramadır.