Günümüzde, kaynayan bir İtalyan şehri. Ukrayna'dan uzun yıllar önce İtalya'ya gelmiş, geçmişin hayaletleri arasından şimdiki zamanı arayan bir kadın. Kesişen, üst üste çakışan, entrikalarla dolu bir yapboz, gerilimli bir anlatım hazırlayan iki zaman düzlemi. Irena gerçekten kim? Irena, cazibesini korumasına rağmen gizemli belli belirsiz bir figür olarak karşımıza çıkar. Derinlerde, bütün bu trajik olaylara karşın, karakeri sapasağlam durmaktadır. İtaatkar görünüşü altında, doğal gururu ve asi kişiliği hala varlığını sürdürmektedir. Eskilerden gelen korkunç bir figür Irena'yı yeni şehrinde takip etmektedir. Bu kişi Muffa'dır, eskiden kendisini kaçırmış ve korkunç zulümlere maruz bırakmış bir adamdır. Muffa'nın ortaya çıkması ile Irena yeni korkular ve trajediler ile yüzleşir.
Rahatsız edilen genç bir kadın(Kristen Stewart), Doug Riley (James Gandolfini) ve karısının (Melissa Leo) kızları ölmüştür ve kader bu acı çeken kişileri hiç ummadıkları bi anda birleştirecektir.
Hademe olarak yaşayan ve yalnız bir hayat süren Arden’in (Toni Collette) hayatı cinayete kurban gitmiş bir genç kızın cesedini bulmasıyla bir anda altüst olur. Bu keşif kız kardeşi o henüz küçük bir çocukken kaybolan Leah’a (Rose Byrne) belki de yaşadığı travmaya son verme imkanı sağlayacaktır. Ev kadını olan Ruth (Mary Beth Hurt) ise ceset ve kocası Carl (Nick Searcy) arasında rahatsız edici bir bağlantı kuracaktır.
Yeteneği onu bir yıldız yaptı, ama onu bir efsane yapan tutkusuydu. Robert "Bobby" Tyre Jones, Jr. (Jim Caviezel, The Passion of the Christ), golf tarihinin belki de en iyi oyuncusuydu. Bu sporun zirvesine oturmak için onu sakat burakan hastalığına ve birbirini izleyen yenilgilere göğüs gerdi. 28 yaşında golfun en büyük başarısını (Grand Slam) kazanan tek erkekti. Karısı Mary'e olan bağlılığından (Claire Forlani, Meet Joe Black) dünyayı şok eden bir açıklama yaptı... Spor dünyasının muhteşem kahramanlarında Bobby Jones'un gerçek hikayesinden esinlenilmiştir.