How Clara Barton helped further the cause of the Red Cross in the United States and the birth of the American Red Cross. Barton went through many trials and setbacks before she succeeded.
1938'de gergin geçen Münih Konferansı'nda artık rakip hükûmetler için çalışan eski arkadaşlar bir Nazi sırrını açığa çıkarmak için yarışan gönülsüz casuslar hâline gelir.
Maud, hastalıklara ve yaralanmalara sık sık rastlanan bir çamaşırhanede 7 yaşından beri çalışmaktadır. Aynı çamaşırhanede çalışan George ile evlenen Maud'un hayatta en büyük dayanağı oğlu Sonny'dir. Bir paketi teslim etmeye giderken eylem yapan süfrajetlerin arasında kalan Maud, eylemciler arasında kendisiyle aynı çamaşırhanede çalışan Violet'ı görür. Maud'un harekete olan ilgisini fark eden Violet, onu süfrajet hareketine ve oy haklarını savunmaya ikna etmeye çalışır. Bu arada, süfrajetlerin eylemlerini ciddi bir tehdit olarak gören hükümet, her yola başvururken, yenilikçi bir aygıt olarak fotoğraf makinesiyle şüphelileri belirlemeye başlar ve Maud'un Hükümet için ajanlık yapacağına inanırlar...
The warmhearted story of Polish immigrant and mathematician Stan Ulam, who moved to the U.S. in the 1930s. Stan deals with the difficult losses of family and friends all while helping to create the hydrogen bomb and the first computer.
Richard Jewell, 1996 Atlanta Olimpiyatları’nda Centennial Olympic Parkı’nda yaşananlara odaklanıyor. 1996 yılında düzenlenen Yaz Olimpiyatları sırasında Centennial Olympic Parkı’nda bombalı saldırı düzenlenmiştir. Yaşanan olayların suçlusu ise Richard Jewell görülür. Güvenlik görevlisi olarak çalışan Richard Jewell, saldırı sırasında onlarca insanın hayatını kurtarsa da basında çıkan haberler onun terörist olduğunu söylemektedir. Olayın ardından hayatı tepetaklak olan Jewell’in suçsuz olduğu ise birkaç ay sonra ortaya çıkar. Gerçek suçlunun ortaya çıkması ile aklanan Richard Jewell’in hayatı ise asla eskisi gibi olmaz.
Film , 19.yüzyılda Çin'de kadınlara uygulanan katı kültürel normlar ile savaşmak için kendilerine özgü gizli kodlar geliştiren iki kadının ömürboyu süren dostluğunu anlatıyor.
Film İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra İngiltere’de yaşanan en büyük skandallardan birini ele alıyor: 1940’larda ve 1950’lerde 130.000 çocuğun İngiltere’den Avustralya’ya evlatlık olarak verilip ülkelerinden koparılmaları, hatta tacize uğramaları. Film, İngiliz hükümeti tarafından yıllarca gizlenen bu skandalı 1980’lerde ortaya çıkaran eski kamu görevlisi Margaret Humphreys’in çabalarını konu alıyor. Ailesi için en iyiyi yapmayı hedeflemiş bir anne olan Humphreys bu uğurda binlerce aileyi birleştirdi ve sorumluları hesap vermeye zorladı.