This story of the Nazi prison camps in the 1930s deals with the attempts of the Nazi guards to break the spirit of the Communists in concentration camps.
Mihail Şolohov’un aynı adlı kitabından beyaz perdeye aktarılan filmde bütün hikaye yazarın ağzından anlatılmaktadır. Anlatıcı ırmağın kıyısında beklerken, oradan yanında küçük bir çocukla geçen bir adamla tanışır. Vapurun gelişini beklerken sohbete başlarlar. Böylece çocuklu adamın hayat hikayesini öğreniriz. Savaştan sonra oradan oraya sürüklenen Sokolov’un yolu, şoförlük yaptığı Uryupinsk’te savaşın anasız-babasız bıraktığı Vanyuşka ile kesişir. Bu kesişme ikisi için de yeni bir başlangıç olacaktır * Usta Rosselini onun filmi için “savaş hakkında çekilmiş en güçlü, en büyük film” şeklinde konuşmuş * mükemmel dört dörtlük bir film. Bir solukta izlenecek cinsten. yapana da oynayanlara da helal olsun, sinema budur.
Ailesi Berlin'deki evlerinden Polonya'daki tuhaf yeni evlerine taşındığında genç Bruno, herkesin çizgili pijama giydiği çitin öbür tarafındaki Shmuel'le arkadaş olur. Bruno, Shmuel'in Yahudi tutsak olarak kaderinden ya da Nazi babasının onun tutsaklığındaki rolünden habersiz kamp duvarları içinde tehlikeli bir yolculuğa çıkar.
The incredible, untold true story of how a group of prisoners attempt a seemingly impossible escape from the first Nazi death camp in order to provide the first eyewitness account of the Holocaust.
Waiting For Anya, Michael Morpurgo’nun aynı isimli romanından sinemaya uyarlananıyor. Romanın konusu ise şöyle: Fransa-İspanya sınırındaki küçük Lescun kasabasında yaşayan Jo, savaşa uğurladığı babasının özlemiyle başa çıkmaya çalışırken, okuldan artakalan zamanlarını çobanlık yaparak geçirir. Günün birinde Jo, dağda bulduğu ayı yavrusuna bakan gizemli bir adamla karşılaşır. Daha önce bir yerlerde gördüğüne emin olduğu bu adamın izini sürmeye karar verince boyundan büyük işlere kalkışır. Savaşın yakıcı etkilerinden kaçmaya çalışan bir düzine çocuğun kaderi, artık tamamen onun ellerindedir. Çocukların düşünü kurduğu barış, kasaba sınırının yanı başındaki dağların eteklerinden geçmektedir. Ancak bu yol, bir grup rütbeli davetsiz misafir yüzünden her zamankinden çok daha tehlikeli bir hâl almıştır.
İkinci Dünya Savaşı'nın insanlık dışı öykülerinden bir kesit... Auschwitz kampında kurulan gaz odalarında ölüme gönderilen Yahudilerin yaşadığı korkunç trajediye ek olarak bir de, onları ölüme göndermeleri için seçilen bir grup Yahudi'nin trajedisi de yaşanmaktadır.Sonderkommandos adı verilen grup büyük bir ahlaki ikilemle karşı karşıya bırakılır. Grubun kendi aralarında örgütlemeye çalıştıkları, Auschwitz tarihindeki ilk silahlı eylemi harekete geçirmeye hazır oldukları bir sırada, gaz odalarında hayatta kalmayı başarmış 14 yaşındaki bir kzı çocuğunu bulurlar. Grup, belki de hayatlarının en büyük ikilemi ile karşı karşıya kalacaktır. Bu kızı kurtarmak uğruna ya hazırladıkları başkaldırı eylemini bir kenara bırakacak ve diğer binlerce insanın kurtarılma umudunu hiçe sayacaklardır ya da onca eziyete rağmen hayatta kalmayı başarabilmiş olan bu ufak kızı ölüme terkedeceklerdir.