John Wayne, bu eğlenceli macera filminde vahşi hayvan avcısı Sean Mercer'i canlandırıyor. Afrika'nın büyüleyici doğasında geçen film, hayvan yakalama ekiplerinin renkli dünyasını anlatıyor. Özelikle sevimli fil yavruları ve Henry Mancini'nin "Baby Elephant Walk" şarkısı unutulmaz sahneler yaratıyor.
Intent on winning a competition in place of her distinguished late father, beautiful young heiress Dale takes on the guise of a man and competes in his spot, embarking on a car race that crosses the unforgiving Sahara desert.
Angus McCormick sahipsiz bir köpeği sahiplenir ve ona Yellow adını verir. Birkaç gün sonra, babası John ile Britanya Kolombiyası kıyılarında seyahat ederken, çalkantılı sular teknelerini devirdiğinde o ve Yellow mahsur kalırlar. John ve eşi Katherine, kurtarma ekiplerini amansızca dürterler. John tarafından vahşi doğada hayatta kalma becerileri konusunda eğitilen ve zeki Yellow tarafından desteklenen Angus, kurtarıcıları çekmeye çalışır.
Genç bir kızın hayatı, Slumberland'ın rüya dünyasının gizli bir haritasını keşfetmesiyle bambaşka bir hal alır. Eksantrik bir kanun kaçağının yardımıyla genç kız, rahmetli babasını tekrar görebilme umuduyla rüyalar arasında dolaşıp kabuslardan kaçmaya çalışır.
Sean Anderson okyanus ortasında gizemli bir adadan şifreli bir sinyal alır. Onu durduramayacağını anlayan üvey babası Hank maceraperest Sean ile birlikte ipuçlarının peşinden gider. Yolculuklarına helikopter pilotu Gabato ve onun genç, güzel, inatçı kızı Kailani de eşlik edince gizemli adanın peşine düşen ekip tamamlanır. Bir hortum fırtınası sonrası gözlerini kumsalda açan ekip, geçidi keşfettikten sonra cennet misali bir manzarayla karşılaşırlar. Altından şelaleler, volkanlar, farklı canlı türleri ve daha bir çok sır onları beklemektedir: tabii Sean'ın büyükbabasıyla birlikte!
With ruthless mobsters on her tail, a young woman with a split personality becomes entangled with a man on a pilgrimage across the country to scatter his brother's ashes.