J. Hugh Ramsey, author of "Marriage, the Living Death" decides that the marriage of his friends The Bigelows cannot possibly be as perfect as it appears.
Two young gentlemen living in 1890s England use the same pseudonym ('Ernest') on the sly, which is fine until they both fall in love with women using that name, which leads to a comedy of mistaken identities.
Cary Grant ve ona eşlik eden müthiş bir oyuncu kadrosu, Joseph Kesselring’in 1941 tarihli Brodway oyunundan Frank Capra’nın uyarladığı bu komedi klasiğinde kırıp geçiriyor. Yorgun tiyatro eleştirmeni Mortimer Brewster’ın (Grant) şüpheli şahıslara zehirli içki içiren iki halası (Josephine Hull and Jean Adair), Boris Karfoff’a benzeyen sosyopat bir kardeşi (Raymond Massey), kendini Teddy Roosevelt sanan bir başka çatlak kardeşi, yeni evlendiği sabırsız bir eşi ve herşeyi yoluna sokmak için sadece bir gecesi vardır. Bu sirkin ortasında Cary Grant’in yüzü bir palyaço gibi şaşkın ifadeler alır, doğal atletik yapısı lastik bacaklı bir balerin gibi şekilden şekle girerken gülmekten öleceksiniz.
Research chemist Barnaby Fulton works on a fountain of youth pill for a chemical company. One of the labs chimps gets loose in the laboratory and mixes chemicals, but then pours the mix into the water cooler. When trying one of his own samples, washed down with water from the cooler, Fulton begins to act just like a twenty-year-old and believes his potion is working. Soon his wife and boss are also behaving like children.
Kocaları tarafından daha genç bir kadın için terk edilen ama depresyona girmek yerine intikam yollarını arayan Elise, Brenda ve Annie’nin hikayesi hem ilham verici hem de komik. Üç kadın üniversiteden çok yakın arkadaş, hatta gruplarında bir dostları daha var. Mezuniyetin üzerinden yıllar geçip, her biri başka yönlere savrulan bu kadınlar, gruplarının dördüncü üyesinin cenazesinde buluşuyor ve hayatlarının birbirinden hiç de farklı olmadığını keşfediyor. Ardından da tatlı bir intikam savaşı başlıyor.
Olivia Goldsmith’in romanından uyarlana film bir kült. Kendine güvensiz, alkolik, pasif ve estetik operasyon bağımlısı karakterleri birer savaşçıya dönüştüren romanın yazarı Goldsmith’in bir estetik ameliyatı sırasında kalp krizi geçirerek ölmesi ise üzücü ve ironik bir detay olarak filmin hanesine işleniyor.
Sıradan ama iyi niyetli bir adama umutsuzca hayranlık beslediği popüler bir oyuncuyla evlenme şansı verilir. Adamın farkında olmadığı şeyse, aktrisin eski sevgilisini kıskanmakdırmak için kullanılmakta olduğudur.
Shakespeare´in klasik komedisinin bu çağdaş yorumunu sinemaya uyarlayan, televizyon ve sinema dünyasının en büyük, kült yönetmenlerinden Joss Whedon. Whedon´ın Buffy, Angel ve The Avengers gibi daha önceki projelerinden izleyicilere tanıdık gelecek birçok oyuncunun kadrosunda yer aldığı film ABD´de haziran ayında gösterime girecek.
Özgün metne sadık kalarak sadece on iki günde çekilen bu karanlık, seksi ve kimi zaman absürd aşk hikâyesinin kahramanları, dünyanın en uyumsuz âşıkları Beatrice ve Benedick. Film Benedick ve arkadaşı Claudio´nun yurtdışındaki bir seferden zaferle dönüşüyle açılır. Sivri dilli Benedick, Claudio´ya aşk meseleleri hakkında takılıp durur. Benedick aşkı küçümsemektedir, tıpkı yıllardır düşmanı bildiği Beatrice gibi. Gözünü aşk bürümüş Claudio evlenmeye karar vermişken Benedick ile Beatrice de "tatlı savaş"larını hakaretlerle sürdürür...