Gerçek mutluluk, başarı ve aşkın ne olduğuna dair yıllarca anlaşmazlıklar yaşayan Dave ve Clarice Johnson, sonunda evliliklerini bitirme noktasına gelirler. Clarice bir araba kazası geçirdiğindeyse içine attıkları ortaya çıkar. Aralarındaki farklılıklar, Clarice’in fiziksel terapi görmesiyle daha çok artmıştır. Dave de Julie ve oğlu Bryson ile vakit geçirmeye başlar. Dave, onlarda bulduklarıyla bir aile olmanın ve tutkulu bir eşin özlemini duymaya başlamıştır. Hayatlarında yaşanan bu değişikliklerle Dave ve Clarice, artık birbirlerine ettikleri yeminin kolayca bozulup bozulmayacağıyla yüzleşmeleri gerekmektedir.
İkinci Dünya Savaşı sırasında genç ve özgür ruhlu bir kadın olan Vera Philips, İskoç şair Dylan Thomas'a aşık olur. Thomas da Vera ile aynı duyguları paylaşmaktadır, ancak ortada bir sorun vardır. Thomas Caitlin MacNamara ile evlidir. İki kadın arasındaki rekabet birbirlerini tanımaya başladıkça dostluğa doğru evrilir. Vera artık onların evliliklerinin bir parçasıdır ve üçü de bu durumdan çok mutludur. Bu durum Vera'nın genç bir subay olan William ile evlenmesine dek sürer. William'ın aralarına katılmasını istemeyen Thomas'ın duyguları kıskançlığa doğru savrulur.
Daphne, Los Angeles'ta yaşayan 30'lu yaşlarındaki bir kadındır. Daphne, geçirdiği bir yılın ardından hayatındaki aşka ve kalp kırıklıklarına yön vermeye çalışıyordur. Daphne, bir partiye katılır ve partinin ardından arkadaşları Jack ve Frank ile hayatı garip bir şekilde birleşmeye başlayacaktır. Bu süreç boyunca genç kadın, gittiği mekanlarla ve yaşadığı ani olaylarla hayatındaki sırları çözmeye başlayacaktır.
Delicesine aşık olan lise mezunları Riley ve Chris trajik bir araba kazasıyla ayrıldığında, Chris arafta kalırken Riley erkek arkadaşının ölümünden kendini sorumlu tutar. Mucizevi bir şekilde, ikisi bağlantı kurmanın bir yolunu bulur.
19 yaşındaki Anne , genç ve yakışıklı deniz subayı Frederick Wentworth'e delicesine aşık olmuştur. Ama Frederick'in ne serveti ne de sınıfsal düzeyi uygun değildir. Anne'in ailesi bu birlikteliğe karşıdır ve onu nişanı bozmaya ikna ederler. Sekiz yıl sonra, Anne kararından pişman olur. Frederick'i sevmekten asla vazgeçmez ve Frederick, ün ve servet sahibi olarak denizden döndüğünde, yöredeki evlenme çağına gelmiş her genç kadın gibi sadece seyreder. Frederick, kalbinin sesini dinlemek yerine ailesini dinleyen Anne'i affedebilecek mi?