Aşkın Karanlık Yüzü (The Deep Blue Sea)’nün hikayesi savaş sonrasının İngiltere'sinde geçmektedir. Başrol oyuncularından Rachel Weisz, seyircinin karşısına Hester karakteriyle çıkıyor. Simon Russell Beale’nin hayat verdiği William Collyer da başarılı bir hakimdir ve Hester ile evlidirler. Mutsuz bir evliliği olan Hester, Kraliyet Hava Kuvvetleri'nin pilotlarından olan Freddie Page'a aşık olacaktır. Ancak Hester’ın duyduğu aşk, takıntılı ve bir o kadar da hem kendisine hem de karşı tarafa zarar veren bir aşktır.
Aşkın Karanlık Yüzü, İngiliz tiyatro yazarı Terence Rattigan'ın aynı adlı eseri The Deep Blue Sea’nin beyazperdeye aktarılmış şeklinden oluşuyor. Yönetmen Terence Davies tarafından başarılı bir şekilde beyazperdeye uyarlanan film, ilk olarak Toronto Uluslararası Film Festivali'nde gösterime girdi ve sinemaseverlerden büyük beğeni topladı.
San Francisco businessman Harry Graham and his wife and business partner, Eve, are in the process of adopting a child. When private investigator Mr. Jordan uncovers the fact that Graham has another wife, Phyllis, and a small child in Los Angeles, he confesses everything.
Marion is a factory worker who hopes to trade the assembly line for a beautiful penthouse apartment. Mark Whitney, a wealthy and influential lawyer, can make her dreams come true, but, there is only one problem; he will give her everything except a marriage proposal. Will this affair ever lead to marriage?
Orson Welles‘in başyapıtlarından “Muhteşem Ambersonlar“, aynı zamanda yönetmenin en talihsiz filmlerinden birisi. Yapımcı firmanın marifetiyle yarısından çoğu kurguda yok edilerek (148 dakikadan 88 dakikaya indirildi) gösterime sokulan “Muhteşem Ambersonlar“, aristokrat bir ailenin çöküşünü ve güç dengelerinin bozulması yüzünden bir anda sınıf düşmesini anlatıyor. George Amberson Minafer (Tim Holt) aristokrat bir ailenin, güç-budalası haline gelmiş oğlu. Bir mucit olan Eugene Morgan (Joseph Cotten) George’un annesine aşık oluyor, ancak kadın çok daha zengin bir adam olan Wilbur Minafer’ın (Donald Dillaway) büyüsüne kapılıyor. Yıllar sonra Eugene şehre geri dönüyor, üstelik yeni bir icadın, otomobilin yaratıcısı olarak...
Welles’in ölümünden sonra bilgisayarla renklendirilen filmin kurgusunu ileride birçok başarılı filme imza atacak olan Robert Wise yapmıştı.
A suburban architect loves his wife but is bored with his marriage and with his work, so he takes up with the neglected, married beauty who lives down the street.
Lem ailesinin Minnesota’daki çiftliklerinde yetiştirdiği buğdayı satmak için Chicago’ya gider. Orada garson Kate ile tanışır. Lem çiftliğe geri dönmeden once birbirlerine aşık olur ve evlenirler. Lem’in annesi ve kız kardeşi Kate’i kabul eder ama oğluyla para için evlendiğini düşünen babası etmez. Çiftliğe biçiciler gelince Kate’e alırlar. Lem olayı yanlış anlar ve Kate’in de onlarla ilgilendiğini düşünür. Kate üzüntü içinde çiftlikten ayrılır. Lem ise peşinden onu bulmaya gider...