Stargirl Caraway’in hayatı, annesinin Los Angeles'ta bir film için kostümler tasarlayan bir işe girmesiyle değişir. Annesi ile Kaliforniya’ya tanışanan Stargirl’ün en büyük hayali profesyonel bir şarkıcı olabilmektir. Genç kız yeni hayatında, yolu kesiştiği insanlarla birlikte farklı dünyalara adım atar.
Priscilla Çöller Kraliçesi'nin yönetmeni, on yıl aradan sonra bu şen şakrak komediyle yeniden karşımızda. 1920'ler Amerika'sının eğlenceli ve kışkırtıcı havasını yansıtan filmin ana karakterleri, Amerikalı Larita, varlıklı bir İngiliz aristokrat ailesinin vârisi John ve onun aşırı gelenekçi annesi Veronica'dır. John, yeni eşi Larita'yı İngiltere'deki aile evine getirir. Ama Veronica'nın, yeni gelini görür görmez tüyleri diken diken olur. Larita ne kadar çaba gösterse boştur. Evliliğini kurtarmak isteyen Larita ile konumunu, itibarını ve iktidarını korumak isteyen Veronica arasında çıkacak çatışmada zekâlar yarışacaktır.
Alex, 80'li yıllarda elde etmiş olduğu başarısının çok gerisinde kalmış, eski bir popstardır. Ufak çaplı organizasyonlarda yer alarak hayatını kazanmaya çalışmaktadır.Ama bir gün eski popülaritesini yeniden kazanmasını sağlayabilecek bir teklifle karşılaşır. Ünlü yıldız Cora Corman, kendisine birlikte bir şarkının kaydını yapmayı teklif eder. Fakat Alex'in bunun için öncelikle yapması gereken bir şey vardır: bu şarkının bestesini ve sözünü yazmak!Uzun yıllardır beste yapmaktan ve söz yazmaktan uzak kalmış Alex için bu iş ciddi bir sıkıntı yaratır. Fakat bir başka güzel tesadüf de, yine bu dönemde karşısına çıkar. Söz yazmak konusunda çok başarılı olan Sophie ile tanışır. Genç kadının yeteneğini hemen farkeden Alex'in onu yardım için ikna etmesi kolay olmasa da ikili arasında, piyona başında geçecek saatler, yeni bir aşkın kıvılcımlarını yakacaktır.
Geri dönüş albümü başarısız olan bir rock yıldızı Kıbrıs'ta uçurumun kenarındaki evinde inzivaya çekilir. Ama gelen ziyaretçiler ve eski sevgilisi ile hayatı karmaşık bir hâl alır.
"Milyoner Jean-Marc Clement, kendisi hakkında Broadway'de bir müzikal hazırlandığını öğreniyor. Ancak bu müzikal onu onore etmekten çok "ti"ye alan bir müzikal. Clement kızgın bir şekilde tiyatroya geliyor ve Amanda'yı (Marilyn Monroe) görünce birden yumuşuyor. Müzikaldeki baş kadın oyuncu olan Amanda'dan büyülenen Clement'i oyunun yönetmeni birden müzikalin başrol oyuncusu yapınca durumlar iyice karışıyor. Clement, Amanda'ya daha yakın olabilmek için rolü kabul ediyor…" Marilyn Monroe 'nun ölmeden kısa bir süre önce çekilen film efsanenin son filmi olduüu için ayrı bir öneme sahiptir...