Holokost'tan kurtulan Herman Broder, New York'ta yeni bir hayat kurmaya çalışmaktadır. Ancak hayatı, savaş sırasında öldüğünü sandığı karısı Tamara'nın aniden ortaya çıkmasıyla altüst olur. Herman, şimdiden Yadwiga adında bir hizmetçiyle evlenmiş ve sevgilisi Masha ile de tutkulu bir ilişki yaşamaktadır. Bu beklenmedik gelişmeler, Herman'ı geçmişinin hayaletleriyle yüzleşmeye ve şimdiki ilişkilerini dengede tutmaya zorlar
Interior designer Lily returns home to help her Aunt Maggie run her marina-side bed and breakfast when she meets Marcus, a handsome seaplane pilot whose work delivering rescue dogs helps Lily discover that home really is where the heart is
When a would-be psychologist, curiously named Dr. Mumford, comes to the idyllic town of the same name and offers his talent for listening and a disarming frankness, the town's quirkiest citizens scramble for a seat on his couch. As he lightens hearts darkened by old secrets no one realizes he's hiding a whopper of his own, or that he's fallen head over heels for one of his patients!
Hiç beklemediği bir zamanda kanser teşhisi konulan Abbie (Gugu Mbatha-Raw), kısa süre önce nişanlandığı ve ondan başka kimseyle çıkmamış nişanlısı Sam (Michiel Huisman) için "yerini dolduracak" bir kız arkadaş aramaya koyulur.
Alfie, Helena'yı kaybolan gençliğini bulmak adına terk eder ve kendisinden oldukça genç bir kadın olan Charmaine (Lucy Punch) ile evlenmeye karar verir... Helena ise hayatını şarlatan bir falcının sözlerine göre yönlendirmeye başlamıştır. Mutluluğu evliliğinde yakalayamayan Sally çalıştığı sanat galerisindeki yakışıklı patronu Greg'e (Antonio Banderas) aşık olmuştur. Kocası Roy ise heyecan içinde son yazdığı romanına yayınevinden cevap beklemektedir... Fakat karşı pencereden kendisine bakan gizemli bir çift göz Roy'u hayatının aşkı Dia'yı (Freida Pinto) bulduğuna inandıracaktır. Mutluluğu bulmaya çalışan karakterlerimizin önüne her defasında problemleri çıkacak aşkı bulma çabaları onları sadece kalp ağrısına ve umutsuzluğa sürükleyecektir... Acaba aşk bir falcının sözlerindeki "Karşına uzun boylu esmer bir adam çıkacak" kehaneti ile mi kalacaktır... Hayallerimizdeki ilüzyonlar bizi hep komik durumlara mı düşürecek...