13 yaşındaki walter yaz tatilini geçirmek üzere annesi tarafından dayılarının yanına, bir çiftlik evine bırakılır, ilk başlarda günler dayılarının tavrı nedeniyle sıkıntılı geçse de daha sonraları, dayılarının anlattığı hikayelerle günler gittikçe daha ilginç bir hal almaya başlar.
Mame Dennis, a progressive and independent woman of the 1920s, is left to care for her nephew Patrick after his wealthy father dies. Conflict ensues when the executor of the father's estate objects to the aunt's lifestyle and tries to force her to send Patrick to prep school.
A happy and unbelievably lucky young Irish immigrant, John Lawless, lands a job as the butler of an unconventional millionaire, Biddle. His daughter, Cordelia Drexel Biddle, tires of the unusual antics of her father--especially since the nice young men around town all fear him. Wouldn't you fear a father-in-law that keeps alligators for pets and teaches boxing at his daily Bible classes?
Alexander 11 yaşındayken yarı İngiliz yarı Fransız annesi ölmüş ve babası da uzun süre önce onları terk etmiştir. Kadın, başka biriyle evlidir ve ölümünün ardından adam, karısının sahip olduğu her şeyi elde etmenin peşine düşmüştür. Böylece Alexander da beş parasız kalır. Alexander büyür ve para kazanmanın farklı yollarını bulmaya başlar. George Washington'ın yaveri olur ve savaşma yetkisi olmadan savaşı yönlendirmeye başlar. New York'a geldiğinde bir avukat olur. New York Bankası'nın kurucusu olan Alexander, George Washington'ın Amerika Başkanı olmasıyla birlikte Hazine Bakanı olarak görev yapar. Tüm bunlar hip hop müzikleri eşliğinde bir arka plan ile sergilenir.
Annneanneleri hastalanan üç yaramazın acilen birisine bırakılması gerekmektedir. Buck Amca tek başına, dağınık ve avare yaşayan bir adamdır. Bir kaç kez evlenmeye teşebbüs etmiş fakat başarılı olamamıştır. Çocukları ona bırakmak iyi bir fikir değildir ama anne baba mecburen birkaç günlüğüne çocuklarını ona bırakır. Anne ve babanın gidişiyle komik olaylar başlar. Çocuklar ilk başta Buck'ı hiç sevmezler ve korktuklarından onun sözünü dinlemek zorunda kalırlar.