2006’da çarpıcı The Great Ecstasy of Robert Carmichael ile hepimizi huzursuz eden Thomas Clay uzun bir aradan sonra çektiği bu üçüncü uzun metrajlı filmini kendi sözleriyle “Püriten Western’i” olarak tanımlıyor. 1657’de İngiltere’de Shropshire’de ıssızlığın ortasında bir çiftlikte yaşayan Fanny Lye, John ve küçük oğulları Arthur, kiliseden dönerken soyulduklarını söyleyen genç bir çiftle karşılaşırlar. John onlara pek inanmasa da merhametli Fanny’nin de ısrarıyla çifti eve alır. Fakat çift göründüğü gibi değildir; Fanny, Joe ve oğulları hayal bile edemeyecekleri olaylara maruz kalacaklardır. İngiltere’de cinsel özgürlüğün tohumlarının daha o çağlarda atıldığını savunan yönetmen Clay, 35mm çektiği yeni filminde gerilimi, tekinsizliği, şiddeti ve cinselliği git gide ekseninden kayarak yükselen şaşırtıcı bir dönem filmine imza atıyor.
Shrabani Basu’nun aynı adlı romanından uyarlanan ve gerçek bir hikayeye dayanan bu filmde, genç bir Hintli katip olan Abdul Karim, Kraliçe Victoria'nın tahtaki 50. yılı şerefine (altın jübile) Hindistan’da Victoria onuruna basılan “mohur”u sunmak için tesadüfi bir şekilde Kraliçe’nin huzuruna çıkartılır. Kraliçe ise o sırada tahttaki uzun dönemini sorgulamaktadır. İkili yakınlaşır ve kısa sürede sıradışı bir arkadaşlık kurarlar. Ancak bu arkadaşlık Kraliçe'nin ev halkı ve yakın çevresinin dikkatini çekmiştir ve Kraliçe’nin alt seviyeden bir hizmetkarla kurduğu bu “arkadaşlık” hoş karşılanmamaktadır. Dostlukları derinleştikçe, Kraliçe değişen bir dünyayı yeni gözlerle görmeye başlayacaktır.
İkinci Dünya Savaşı’nın başlarında İngilizler umutsuzluğa düştüğü sırada Churchill, kadınların casus olarak işe alınıp, eğitilmelerini emreder. Kadınların göz korkutucu misyonları sabotaj yapmak ve bir direniş oluşturmaktır. Bu görev için Vera Atkins, hırslı bir kadın olan Amerikalı Virginia Hall ve barış yanlısı bir kadın olan Noor Inayat Khan’ı işe alır. Kadınlar, Fransa’daki Nazi rejimini zayıflatmak için birlikte zorlu bir mücadeleye girişir.
William Shakespeare'in unutulmaz eserlerinden V. Henry'nin beyazperde uyarlaması. Globe Theatre'da oynanan oyunla başlayan film, V. Henry'nin oldukça çalkantılı geçen bir gençlik sonrasında geçirdiği dönüşüm ele alınıyor. V. Henry, dağılmış İngiliz birliklerini toplayarak oldukça güç koşullara rağmen Agincourt Muharebesi'nde Fransızlara karşı zafer kazanır. Böylece başarılı bir lider ve asker olduğunu da kanıtlamış olur. Fransızlarla barış anlaşması olarak da Prenses Katherine'i kendine ister.
Thomas Edison, George Westinghouse ve Nikola Tesla... Endüstriyel çağın en büyük mucitlerinden üç kahraman. 19. yüzyıl sonlarında elektrik sistemi üzerine, adeta bir savaşı andıran kıyasıya bir rekabete girişirler. Entrikalarla dolu süreçte rakiplerini alt eden isim, 1893 Dünya Fuarı’nı aydınlatacak akım türünün patent sahibi olacaktır. Kazanan tarihin akışını, dünyanın kaderini değiştirecektir.
Kariyerinin en parlak günlerini yaşayan Charles Dickens, genç ve güzel bir kadınla tanışır. Ünlü yazara aşkla bağlı olan kadın, Dickens’ın ölümüne kadar onun gizli sevgilisi olarak kalacaktır. Yönetmenliğini Ralph Fiennes’ın üstlendiği film, Claire Tomalin’in kitabından Abi Morgan tarafından uyarlandı. Filmin kadrosunda Dickens’ı canlandıran baş rol Ralph Fiennes’in yanı sıra Felicity Jones, Michelle Fairley ve Kristin Scott Thomas gibi güzel oyuncular yer alıyor.