Başarılı müzik şirketi batan David Smallbone, daha parlak bir gelecek arayışına girer ve ailesini Avustralya'dan Amerika Birleşik Devletleri'ne taşır. Olağanüstü gerçek bi hikâyeye dayanan bu filmde, altı çocukları, bavulları ve müzik sevgilerinden başka hiçbir şeyleri olmayan David (for KING + COUNTRY'den Joel Smallbone) ve hamile eşi Helen (Daisy Betts) hayatlarını tekrar kurmak üzere yola çıkarlar. Olağanüstü gerçek bi hikâyeye dayanan bu film, Helen tüm olumsuzluklara rağmen hâlâ inançlıdır ve eşi ile çocuklarını da inanmaya devam etmeleri için teşvik eder. Kendi hayallerini geri plana atan David ve Helen, ilham verici müzik tarihinin en başarılı iki sanatçısına dönüşecek çocuklarının müzik yeteneklerinin farkına varmaya başlarlar.
İki kararlı anne, bir tanesi bir öğretmen çocuklarının şehir okulunda çöken iç dünyalarını dönüştürmeye çalışmak için çaba harcamaktadırlar. Güçlü ve engelleyici bir bürokrasiyle başa çıkmak zorundadırlar fakat eğitim sisteminde ve çocuklarının gelecekleri için gerekli değişimi yaratmak amacıyla herşeylerini riske atarlar.
Yedi yaşında küçük Bobby'nin kalbi geçirdiği ateşli romatizma sonucu hasar gördü. Öyle ki onbeş yaşını bile görmesi beklenmiyordu. Ailesi bütün enerjisini onun bakımına harcadı. Zayıf kalbi hayatında gözardı edilemeyecek bir gerçekti ama eski bir şarkıcı olan annesi Polly oğlunu hayatın bambaşka bir gerçeği ile daha tanıştırdı: müzik. Müzik zamanla Bobby'nin hayatla yaptığı bir anlaşma oldu, onu yıldızlığa taşıdı. Amerika'nın favori gösterilen genç oyuncusu Sandra Dee (Kate Bosworth) ile hayatını birleştirdi. Zamanla Bobby'nin engellenemez hırsı özel yaşamını zehirlemeye başladı. Bunalımlı geçen uzun bir dönemin ardından Bobby ailesi, arkadaşları, olağanüstü yeteneğinin farkına vararak sonunda kim olduğunu keşfetti ve yaşamın onun için ne kadar değerli olduğunu.
Genç, karaderili bir caz şarkıcısı olan Hugh, açık renk tenli kardeşi Ben ve beyaz sanılabilecek kız kardeşi Lelia ile birlikte Manhattan'da bir dairede kalır. Lelia, edebiyat ve sanat çevrelerinde gezip sürekli kendi kimliğini ararken, aynı şekilde kendini bulmaya çalışan müstakbel müzisyen Ben, iki beyaz arkadaşı Tom ve Dennis'le birlikte amaçsızca sokaklarda dolanır. Cassavetes'in yönetmen olarak ilk filmi olan bu doğaçlamaya dayalı, çığır açıcı bağımsız film , New York mekânları ve Charles Mingus'un doğaçlama caz müziğinden büyük ölçüde yararlanarak, dokunaklı, hem acı hem tatlı bir büyüme öyküsünü çarpıcı bir gerçekçilikle anlatıyor ..
As a country arms itself for war, a family tears itself apart. Forced to avenge his father's death but paralyzed by the task ahead, Hamlet rages against the impossibility of his predicament, threatening both his sanity and the security of the state.
A young girl tries to help her grandfather, who is suffering from Alzheimer’s, navigate his increasing forgetfulness, and ends up going on a remarkable adventure with him.