Samuel Taylor'un oyunundan uyarlanan bu romantik komedide, unutulmaz Audrey Hepburn, Sabrina'ya hayat veriyor. New York'un ve aslında Amerika'nın en zengin ailelerinden Larabee'lerin şöforü Fairchild'ın (John Williams) kızı olan Sabrina, küçük yaştan itibaren savurgan davetlerin gizli şahidi olarak büyümüş ve kendisine sanki hiç yaşamıyormuş gibi davranan ailenin uçarı sosyete çapkını küçük oğlu David'e (William Holden) platonik bir aşkla bağlanmıştır. Sabrina 20 yaşına geldiğinde babası tarafından Paris'e gönderilir. Böylece hem David saplantısından kurtulacak, hem de dünyanın en ünlü aşçı okulundan mezun olacaktır. İki yıl sonra geri döndüğünde Sabrina, yaşamı ve zevklerini öğrenmiş, çekici ve 'modaya uygun' bir hanımefendi olmuştur. Sabrina'nın karşıkonulmaz zerafeti ve büyülü havası, üç kez evlenip boşanmış olan 'kadın avcısı' David'i bir kaç dakika içerisinde fetheder..
Yeni boşanmış, 37 yaşında ve kariyerinin doruğunda Manhattan'lı genç bir kadın olan Rafi'nin hayatı, Manhattan'ın batı yakasında yaşayan 23 yaşındaki genç ressam Dave kendisine aşık olunca, bambaşka bir şekle bürünür. Çünkü genç adam Rafi'nin terapistinin oğludur. Film, herkesin aşka bakış açısı üzerinden yola çıkar: arkadaşların, akrabaların, hatta bu aşk söz konusu olduğunda, Rafi'nin terapisti Lisa'nın... Tabii -iki kişi aşık olduğunda- bir yanda onları ayırmak için uğraşanların ve diğer yanda ne pahasına olursa olsun onları bir araya getirmeye çalışanların...
Millie Dillmount, a fearless young lady fresh from Salina, Kansas, determined to experience Life, sets out to see the world in the rip-roaring Twenties. With high spirits and wearing one of those new high hemlines, she arrives in New York to test the "modern" ideas she had been reading about back in Kansas: "I've taken the girl out of Kansas. Now I have to take Kansas out of the girl!"
Yeni mezun Oliver, çarçabuk iş hayatına atılmış yirmili yaşlarında bir gençtir. Yoğun geçen iş hayatı yüzünden sürekli seyahat etmektedir. Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır sözüne inanarak, iş hayatındaki hedeflerinde yalnız olmak istemez... İş seyahatlerinden birinde Emily’yle karşılaşır. Bu bir ilktir. Tanışmalarından itibaren, tam yedi yıl sürecek olan bir karşılaşma döngüsünün içine girerler. Bir türlü; kader mi, yoksa tesadüf mü kestiremezler. Hayatlarının farklı dönem ve durumlarında sürekli bir araya gelen ikili arasında adını koyamadıkları bir ilişki gelişir. Beraberken çok iyi vakit geçirdikleri halde zıt karakterlere sahip olmaları biraraya gelmelerini zorlaştırır. İsmini koyamadıkları bu ilişkileri sadece bir arkadaşlık olarak mı kalacaktır, yoksa daha ötesine mi dönüşecektir?Modern hayat koşuşturmaları arasında birbirlerine duydukları hisler yüzünden bocalayan iki gencin öyküsü, günümüz aşklarına değişik bir pencereden bakmamızı sağlıyor.
Kısaca Hitch olarak bilinen Alex Hitchens, New York'ta yaşayan ünlü bir "aşk doktoru"dur. Eşsiz "reçeteleriyle" sayısız erkeğe yardımcı olmuştur. Onun sayesinde bir çok erkek hayallerinin kadınının gönlünü fethetmiştir. Bir gün, Allegra Cole isimli güzel yıldıza kafayı takmış olan silik muhasebeci Albert ondan yardım ister. Hitch ilk defa zorlanır.Yolu, Allegra'nın peşinde olan güzel ve zeki dedikodu gazetesi yazarı Sara Melas ile kesiştiğinde ise ilk defa aşık olur. Oysa Sara'nın niyeti Hitch'in maskesini düşürmektir.Aşk Doktoru, Will Smith, Eva Mendes gibi isimleri romantik komedide birleştiren bir yapım. ABD'de vizyona girer girmez gişe rekorları kırarak kendi türünden filmlerde görülmemiş bir başarıya imza attı; söylemesi bizden.
Aşk, çapkın ve yakışıklı bir adamın yol kenarında duran genç ve güzel bir kadına sıçrattığı çamurla ortaya çıkıyor. Küçük bir yerde büyümüş olan kadının doğal tavırlarından etkilenen adam da hem romantikliği hem de nezaketiyle kadını etkiler. Her şey yolundadır ancak söz konusu evliliğe gelince bakış açıları farklıdır; kadın ister ancak adam pek de yanaşmaz buna. Adeta bir kedi fare oyunu başlar...