The shop girl Tessie McGuire is invited by her boss to a fun party. There she acts like a Russian duchess. The owner of an expensive department store hires her to attract customers. As she finds her way in the New York's higher milieu, she alienates most of her friends.
A mentally challenged girl proves herself to be every bit as capable as her "perfect" sister when she moves into an apartment and begins going to college.
Millie Dillmount, a fearless young lady fresh from Salina, Kansas, determined to experience Life, sets out to see the world in the rip-roaring Twenties. With high spirits and wearing one of those new high hemlines, she arrives in New York to test the "modern" ideas she had been reading about back in Kansas: "I've taken the girl out of Kansas. Now I have to take Kansas out of the girl!"
Tam bir film tutkunu olan Neil (Cillian Murphy) aynı zamanda bir Video dükkanının da sahibidir. Neil, kendi hayatını baştan sona sanki bir filmde rol alıyormuşcasına yaşamaktan çok keyif alır. Ancak günün birinde gerçekten de tehlikeli ve bir o kadar da baştan çıkarıcı Violet (Lucy Liu) ile tanıştığında dünyası tersine döner ve gerçek dünya ile film dünyası arasındaki çizgi bulanıklaşmaya başlar. Artık Neil’in hayatının gerçekten hareketlenmesinin ve sürekli bir maceraya dönüşmesinin zamanı gelmiştir
"Milyoner Jean-Marc Clement, kendisi hakkında Broadway'de bir müzikal hazırlandığını öğreniyor. Ancak bu müzikal onu onore etmekten çok "ti"ye alan bir müzikal. Clement kızgın bir şekilde tiyatroya geliyor ve Amanda'yı (Marilyn Monroe) görünce birden yumuşuyor. Müzikaldeki baş kadın oyuncu olan Amanda'dan büyülenen Clement'i oyunun yönetmeni birden müzikalin başrol oyuncusu yapınca durumlar iyice karışıyor. Clement, Amanda'ya daha yakın olabilmek için rolü kabul ediyor…" Marilyn Monroe 'nun ölmeden kısa bir süre önce çekilen film efsanenin son filmi olduüu için ayrı bir öneme sahiptir...
Model ajansında çalışan Helen Mirren (Kate Hudson) kariyerinde hızla ilerleyen ve şehir hayatının karmaşasına alışkın bir kadındır. Terfi edilmek üzereyken ablasının ve eniştesinin trafik kazasında öldüğünü öğrenir. Çocuklar hakkında hiç tecrübesi olmayan Helen, kız kardeşinin çocuklarına bakmaya başlar. Hem çocuklarla ilgilenmek hem de iş yaşamında başarılı olmak o kadar kolay değildir.