There is harmony in The Café until it is accidentally discovered that lovely Mary has had a fortune left her, whereupon Beery, the proprietor, Trask and Murray, two entertainers, all race to her home with the idea of marrying her.
In this winsome comedy, an entitled Economics professor pursues a tactic to buy an ailing widow’s mansion for nothing, but he quickly realizes that his seemingly foolproof strategy won’t be as easy as he thought.
Shakespeare´in klasik komedisinin bu çağdaş yorumunu sinemaya uyarlayan, televizyon ve sinema dünyasının en büyük, kült yönetmenlerinden Joss Whedon. Whedon´ın Buffy, Angel ve The Avengers gibi daha önceki projelerinden izleyicilere tanıdık gelecek birçok oyuncunun kadrosunda yer aldığı film ABD´de haziran ayında gösterime girecek.
Özgün metne sadık kalarak sadece on iki günde çekilen bu karanlık, seksi ve kimi zaman absürd aşk hikâyesinin kahramanları, dünyanın en uyumsuz âşıkları Beatrice ve Benedick. Film Benedick ve arkadaşı Claudio´nun yurtdışındaki bir seferden zaferle dönüşüyle açılır. Sivri dilli Benedick, Claudio´ya aşk meseleleri hakkında takılıp durur. Benedick aşkı küçümsemektedir, tıpkı yıllardır düşmanı bildiği Beatrice gibi. Gözünü aşk bürümüş Claudio evlenmeye karar vermişken Benedick ile Beatrice de "tatlı savaş"larını hakaretlerle sürdürür...
Babasına verdiği söz üzerine yasa dışı işleri bırakıp ‘dürüst’ bir iş adamı olmaya sıvanan bir mafya babasının, bununla uğraşırken bir yandan dahi kızını erkeklerden koruma çabaları.