Buğday çuvalını kontrol eden çiftçi, yaşlı babasıyla birlikte tarlaya buğday eker. Buğday satmak için gittikleri buğday kralı onlardan buğday almaz. Buğday kralının açgözlülüğü ve kendi menfaatine aldığı kararlar, buğday fiyatlarının yükselmesine, buğday üreticisinin kazancının düşmesine ve ekmeğin ana maddesi olması nedeniyle ekmek fiyatlarının iki katına çıkmasına neden olur. Buğdayını satamayan çiftçinin karısı ve kızı, paraları yetmediği için ekmek almaya gittikleri köşedeki marketten elleri boş dönerler. Marketteki zamlara isyan eden halk, polis tarafından püskürtülür. Açgözlü buğday kralı ise kontrolü ele geçirmesinin verdiği güçle 4.000.000 dolar kazanır. Sevinçten deliye dönen buğday kralı, ayağı kayınca buğday deposuna düşer ve üzerine dökülen buğdayların altında can verir. Çiftçi tarlasına buğday ekmeye devam eder.
Pete Bell, a college basketball coach is under a lot of pressure. His team isn't winning and he cannot attract new players. The stars of the future are secretly being paid by boosters. This practice is forbidden in the college game, but Pete is desperate and has pressures from all around.
Yeteneği onu bir yıldız yaptı, ama onu bir efsane yapan tutkusuydu. Robert "Bobby" Tyre Jones, Jr. (Jim Caviezel, The Passion of the Christ), golf tarihinin belki de en iyi oyuncusuydu. Bu sporun zirvesine oturmak için onu sakat burakan hastalığına ve birbirini izleyen yenilgilere göğüs gerdi. 28 yaşında golfun en büyük başarısını (Grand Slam) kazanan tek erkekti. Karısı Mary'e olan bağlılığından (Claire Forlani, Meet Joe Black) dünyayı şok eden bir açıklama yaptı... Spor dünyasının muhteşem kahramanlarında Bobby Jones'un gerçek hikayesinden esinlenilmiştir.
94 yaşındaki Eleanor Morgenstein, en yakın arkadaşının ölümünün ardından hayatını yeniden kurmaya çalışır. Bunun sonucunda, onlarca yıl Florida'da yaşadıktan sonra New York'a geri döner.
After returning home to his long-estranged mother upon a request from her deathbed, a man raised by his parents in an orphanage has to confront the childhood memories that have long haunted him.