An oil tycoon corners the market, then cuts jobs and causes much suffering. Because she's lost her job, a young girl almost falls into the hands of white slavers.
Amber Appleton, bir otobüste yaşamaktadır. Annesinin erkek arkadaşının onları kovmasından sonra Amber, annesi ve sadık köpekleri Boby Big Boy ile birlikte, annesinin kullandığı okul otobüsü ‘Hello Yeloow’un arkasında kamp kurarlar. Umut ve iyimserlik prensesi olan Amber, kötü şeyleri kafasına takmamaktadır. O artık, alkolik annesi ve arkadaşlarının hayatını kurtarmaya odaklanır.
94 yaşındaki Eleanor Morgenstein, en yakın arkadaşının ölümünün ardından hayatını yeniden kurmaya çalışır. Bunun sonucunda, onlarca yıl Florida'da yaşadıktan sonra New York'a geri döner.
Buğday çuvalını kontrol eden çiftçi, yaşlı babasıyla birlikte tarlaya buğday eker. Buğday satmak için gittikleri buğday kralı onlardan buğday almaz. Buğday kralının açgözlülüğü ve kendi menfaatine aldığı kararlar, buğday fiyatlarının yükselmesine, buğday üreticisinin kazancının düşmesine ve ekmeğin ana maddesi olması nedeniyle ekmek fiyatlarının iki katına çıkmasına neden olur. Buğdayını satamayan çiftçinin karısı ve kızı, paraları yetmediği için ekmek almaya gittikleri köşedeki marketten elleri boş dönerler. Marketteki zamlara isyan eden halk, polis tarafından püskürtülür. Açgözlü buğday kralı ise kontrolü ele geçirmesinin verdiği güçle 4.000.000 dolar kazanır. Sevinçten deliye dönen buğday kralı, ayağı kayınca buğday deposuna düşer ve üzerine dökülen buğdayların altında can verir. Çiftçi tarlasına buğday ekmeye devam eder.
When a rebellious teen embarks on a solo summer journey to connect with her roots, she finds herself in a new world, geared up for the ride of her life, and discovers she had the drive in her all along.
After surviving an IED explosion in combat overseas, a young soldier with the Army Motorcycle Unit is medically discharged with a broken back and leg. Against all odds he trains to make an impossible comeback as a motocross racer in order to support his family.