Erdal Eren
Oyuncu · 1961 – 1980 · Şebinkarahisar
Erdal Eren, 25 Eylül 1964 tarihinde Şebinkarahisar’da öğretmen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Şebinkarahisar Halkevi’nde siyasete ilgi duymaya başladı. Ailesi bir süre sonra Ankara’ya taşındı. Burada Ankara Yapı Meslek Lisesi’nde okudu. Ankara Orta Öğrenimliler Derneği (ANOD) ve Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği (YDGD)'ne üye oldu. Türkiye Devrimci Komünist Partisi (TDKP) gençlik örgütü Türkiye Genç Komünistler Birliği (TGKB) ve GKB’nin lise çalışmalarına aktif olarak katıldı. Ülkenin dört bir yanından mücadele sesleri gelen bir dönemdi. 30 Ocak 1980 gecesi Ankara-Hoşdere Caddesi'nde genç komünistler faşist cuntayı protesto eden duvar yazıları yazıyordu. O sırada oradan geçen MHP’li Bakan Cengiz Gökçek’in bir dönem korumalığını yapmış MHP’li polis Süleyman Ezendemir silahını doğrultarak Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği üyesi ODTÜ öğrencisi 21 yaşındaki Sinan Suner’e ateş etti. Kurşun, Önge'nin arka yan kalçasından girip ön tarafından çıkmıştı. Hoşdere Caddesi'nde evi bulunan tanık Ali Soyoğlu, Sinan’ı kendi arabasıyla götürmek istiyor, ancak MHP’li polis buna engel oluyordu. Daha sonra polis Ezendemir, Sinan’ı kendisinin getirdiği sarı bir Mercedes arabaya bindiriyor ve Dikmen Polis Karakolu’na, oradan bilinmeyen bir yere ve en son hastaneye götürüyor ve aradan geçen iki saat sonra bilerek kan kaybından ölümü sağlanıyordu. Tanık hemşire Müjgan Taymaz “15 dakika önce getirilseydi yarasını diker, çocuğu kurtarırdık” demişti. Sinan Suner’in katledilmesi yurtsever devrimci gençliği harekete geçirdi. Devrimci gençler onun ölümünü protesto etmek için yine Hoşdere Caddesi’nde toplanarak, öldürülmesini protesto etmek istediler. Askeri İnzibat ekibi gösteriye ateş açarak müdahale etti. Çıkan çatışmada Zekeriya Önge adında bir er öldü. Akabinde gözaltına alınan 21 gençten biri Erdal Eren’di. Sadece üç duruşmada her şey tamamlandı. Erdal Eren'e 19 Mart 1980 tarihinde, yargılanmasından 48 gün sonra idam cezası verildi. Oysa avukat Nihat Toktay’ın anlatımıyla, Zekeriya Önge’nin asker arkadaşlarının silahından çıkan mermiyle vurulmuş olması olasıydı. Arkadan ve yakın mesafeden vurulmuştu. Oysa askerler, Erdal Eren ve arkadaşlarıyla yüz yüzeydi. Mahkeme tarafından tüm inceleme talepleri reddedildi. Dava ciddi bir şekilde yürütülmedi ve Erdan Eren 13 Aralık 1980'de idam edildi. 12 Eylül faşist cunta yönetimi, işçi sınıfına ve emekçi halka, halk gençliğine korku ve gözdağı vermek, gençliğin mücadelesini sindirmek ve intikam almak istemişti. Başaramadılar.
Filmler1
Film10.0BelgeselTarihOğlunuz Erdal, Türkiye'de 12 Eylül Darbesi'nden sonra idam edilen 19 yaşındaki Erdal Eren’in hayatı ve dönemin şiddet olayları üzerine çekilen belgesel film. Film, Onat Kutlar'ın "Durmadan düşünüyorum, ne kadar çok öldük yaşamak için." dizeleriyle ve Erdal Eren'in doğduğu, çocukluğunun geçtiği karlar içindeki bir Şebinkarahisar görüntüsüyle başlar. Eren'in ailesine yazdığı "Oğlunuz Erdal" diye biten mektubun görüntüsü ile son bulur. Sadece Erdal Eren'in idamı değil, bir polis memuru tarafından vurulan üniversite öğrencisi Sinan Suner'in ölümü, Suner'in ölümünü protesto sırasında Erdal Eren'in tabancası ile vurulduğu iddia edilen 20 yaşındaki Piyade Er Zekeriya Önge ve Erdal Eren'in idamını protesto için pankart asarken gözaltına alınan ve işkence görerek ölen Ercan Koca'nın hayatları da belgeselde anlatılır. Eser, 48. Altın Portakal Film Festivali'nde belgesel dalında Jüri Özel Ödülü'ne değer görülmüştür.
Oğlunuz Erdal
2011 · 1 votes