
László Szabó
Oyuncu · d. 1936 · Budapest, Hungary
László Szabó (born 24 March 1936) is a Hungarian actor, film director and screenwriter. Since 1952, he has appeared in more than 120 films. These include seven films that have been screened at the Cannes Film Festival. He was born to Béla Szabó and Margit Gulyás. Between 1954-1956 he was a student at the Budapest University of Technology , during which he performed in an amateur theater group. He applied to the Theater and Film Academy as an actor, but was not accepted. He left the country in the fall of 1956 and went to Paris . Like the French new wavers, he also visited Henri Langlois ' "liberty university of film history" at the Cinématheque, watched the film series, met and talked to the directors who presented their films, and while writing in the "cahiers", interviewed Buster Keaton together with Jacques Rivette . He and a friend dropped by on the set of Chabrol (Cousins), from whom he immediately received a one-sentence role. And in his next film, Locked with the Key , a longer one. After that, Godard gave him the role of the interrogator in The Little Soldier , which was followed by other roles in more recent Godard films. He is the favorite character actor of all the directors of the new wave, everyone has a role for him, they entrust him with strange, boho characters, who always have some disturbing and annoying ulterior motives. He also took a liking to directing, and made two new-wave French films. Truffaut wrote an appreciative review of the amusing film noir The White Gloves of the Devil . Zig-Zig was played by the new wave's favorite anti-star actress, Bernadette Lafont , and a cool star, Catherine Deneuve . This is also where the self-confidence and sardonic pungency of the new wavers can be felt. Like all actor-directors, he brought out the best in his actresses, skillfully mixing dark humor and tenderness. In the meantime, from the end of the 1960s he appeared in Hungarian films, and after many character roles, he got the lead role from Zsolt Kézdi-Kovács : Miklós Dibusz, the big snooty, sumák organizer, The nice neighbor . His first and so far the only Hungarian-French direction was based on Nándor Gion's novel: Sortűz for a Black Buffalo , and his first and so far only Hungarian direction: The Man Who Slept During the Day
Filmler24
Film6.8DramRomantik1968 yılında Prag'dayız. Bir beyin cerrahı olan Tomas, o yıllarda ülkede esmekte olan özgürlük rüzgarlarının da etkisiyle hareketli bir cinsel hayata sahiptir. Çalıştığı hastanedeki hemşireler de hastalar da, adeta onu mutlu etmek için sıraya girmiş gibidir. Oysa Tomas'ın gözdesi kendisi gibi hayatı, cinselliği ve ilişkileri hafife alan Sabina'dır. Yakışıklı doktorun hayatına genç ve tuhaf bir cazibesi olan taşralı Tereza girdiğinde işler değişir. Tutku dolu genç kadınla evlenmeyi kabul da etse Tomas hastanedeki çapkınlıklarına devam eder ve Sabina'yı görmeyi sürdürür. Apolitik bir adam olan kahramanımız her ne kadar görmek istemiyor olsa da, ülkedeki özgürlük havası, Sovyetler Birliği'nin demir yumruklu müdahalesi ile yerini şiddete bırakmak üzeredir. Prag Baharı sona ererken hepsinin hayatları derinden sarsılacaktır.
Film7.2DramRomantikParis, Eylül 1942. Nazi'lerden kaçan Yahudi yönetmen Lucas Steiner hayatta kalabilmek için tiyatrosunun kilerinde saklanır. Karısı Marion ise tiyatronun yönetimini üstlenir ve sahnelenecek yeni bir oyun için Bernard Granger adlı genç aktörü işe alır. Tiyatronun geleceği için bu oyunun başarı kazanması gerekir. Ancak Yahudi düşmanı eleştirmen Daxiat'nın gölgesi her an üzerlerindedir. Marion, hem tiyatrosunu ayakta tutmaya hem de kocasının hayatta kalmasına çalışmaktadır. Tüm bunlar olurken Marion ve genç Bernard arasında alevlenen aşk acaba nasıl sonlanacaktır?
Film7.7DramHenüz 22 yaşında olan Nana, aktris olma hayalleriyle evliliğini ve çocuğunu bırakır. Fakat güzel Nana için işler hiç de yolunda gitmez. Bu başladığı yeni hayatında kendini bir anda sokaklarda fahişelik yaparken bulur. Sonuç ise kamera hareketleri, kurgusu, ses ve müzik kullanımı, diyalogları ile Godard'ın eteğinde ne varsa döktüğü şiirsel bir başyapıt. Bir düş(üş)ün hikayesi...
Film7.3DramRomantikJean-Luc Godard'ın başyapıtı Pierrot le Fou (Çılgın Pierrot), yönetmenin uzun ve parlak kariyerinde önemli bir kilometre taşıdır. Karışık bir dönüm noktası olan film, Godard'ın Breathless (Nefes Nefese, 1960) ve Vivre Sa Vie (Hayatını Yaşamak, 1962) gibi eserlerinin deneysel yaşam gücü ve Week End (Hafta Sonu, 1967) ve Wind from the East (1969) gibi son derece politik, alaycı ve acı bir biçimde komik filmleri arasında kalır. Pierrot le Fou, her ikisinin öğelerini de barındırır ve sırf bu nedenle izleyici için zengin bir deneyim fırsatı sunar. Ancak filmin sahip olduğu bir başka koz da gerçek güzellik duygusu. Eleştirmenler, Godard'ın polemik yaratan üslubuna karşın zarif bir biçimde güzel filmler de yaptığını unutmaya meyilli ama Pierrot le Fou, hiç kuşkusuz Contempt'le (1963) birlikte, bu açıdan değerlendirilmeli.
Film6.9DramBilim KurguJean-Luc Godard'dan marksist bir polisiye! Godard'ın karanlıkta, elindeki filmlerin duyarlılığına hiç aldırmadan, korkusuzca ve tam bir avantgarde gibi kotardığı "Alphaville", Alfa Şehrine gelen bir dedektifin öyküsü aracılığı ile, modern dünyayı, kapitalizmi, geleceği ve toplumsal-ekonomik ilişkileri sorguluyor. * Amerikalı özel dedektif Lemmy Caution, başka bir gezegendeki baskıyla yönetilen bir ülkenin başkenti Alphaville'e gelir. Amacı ülkenin başkanına suikast düzenlemektir. Alpha 60 isimli başkan aslında insan benzeri bir robottan başka bir şey değildir. Ne var ki Lemmy olaylar esnasında çekici bir kadın olan Natacha'yla tanışıp aşık olur. Güzel kadın, Alpha 60'ı tasarlayan bilimadamının kızıdır. Dolayısıyla Lemmy'nin görevi önündeki en büyük engel bu kızla yaşadığı ilişki oluverir.
Alphaville, une étrange aventure de Lemmy Caution
Alphaville, Lemmy Caution'un Garip Serüveni
1965 · 635 votes
Film5.5DramGizemHayatına yeni giren Sylvia ile şehirden uzak, sakin bir hayat yaşayan İsmail, yeni filminin hazırlıklarıyla meşguldur. Düzenli ve sakin olan yaşamında bir süre sonra sorunlar oluşmaya başlar. Yazılarında tıkanmaya başlayan İsmail'in hayatı, 20 yıl öncesinde bıraktığı bir hayaletin tekrar ortaya çıkmasıyla alt üst olur. Yıllar önce habersizce çekip giden karısı Carlotta, geri dönmüştür. İsmail iki kadının arasında gelgitler yaşarken, filmi de tamamlamanın yollarını aramaya başlar.
Film6.8DramRomantikSevgilisiyle banliyöde yaşadığı tekdüze hayattan bunalan Louise, Paris’te bekar hayatının tadını sonuna kadar çıkarabileceği küçük bir daireyi tek başına kiralamaya karar verir ve yorulmak nedir bilmeyen arkadaşı Octave’la birlikte, hayatında heyecan dolu yeni bir sayfa açar.
Film6.9KomediHafta Sonu, Jean-Luc Godard’ın en vahşi ve en karışık filmi olabilir ki bu da önemli bir şey. Ancak Hafta Sonu, her şeyin ötesinde, yönetmenin en cüretkar filmi. Bu filmde her şey olabilir: Sıradan bir telefon konuşması absürd bir biçimde hoş bir müzik parçasına dönüşür, kahramanlarımız ormanda masal karakterleriyle karşılaşır ve baş karakterler gerçekten her an tüyler ürpertici sonlarla karşı karşıya gelirler. Godard’ın bir epizottan bir başka tuhaf epizota geçme kararı, cesurca ve son derece etkiliydi. Her tür ve renkten radikal yönetmen, bu anlamda Hafta Sonu’na çok şey borçlu. Ancak "radikal" yaftası bu film için biraz uygunsuz; çünkü bu tür bir niteleme, korkunç bir siyasileştirme ve mizahi yoksunluk anlamına gelir. Oysa geriye kalan diğer tüm unsurlar, Hafta Sonu’nun bu problemleri yaşamamasını sağlar.
Film5.4SuçKomediFive swindle stories, taking place in five international cities: Tokyo, Japan ("Fumiko's Five Benefactors" by Hiromichi Horikawa); Amsterdam, The Netherlands ("A River of Diamonds" by Roman Polanski); Naples, Italy ("The Road Map" by Ugo Gregoretti); Paris, France ("The Man Who Sold the Eiffel Tower" by Claude Chabrol); and Marrakesh, Morocco ("The Confidence Man" by Jean-Luc Godard). Godard's segment was not included in the original French cinema release, and Polanski's segment was not included on the 2016 home disc release.
Film6.2SuçDramMarianne hayatının önemli bir dönüm noktasında dul kalır. Eski ortakları da işi almaya çalışırken Place Vendome'da seçkin bir kuyumcu olan kocası işi karısına bırakır. Marianne Battistelli isimli genç bir kuyumcuyla ilişkisini bitirdikten sonra alkolik olur. Ölen kocasının sakladığı 7 tane değerli pırlantayı bulmasıyla Marianne kendini karanlık ve entrikalarla dolu bir hayatın içinde bulur ve bunların hepsi onu Batistelli'ye götürür.
Film6.4DramRomantikTsar Alexandre II meets a young student, Katia. He understands that he loves her and try to send her away but they end up seeing each other again and becomes his mistress. With the help of Katia, Alexandre prepares a liberal constitution, but these reforms make him hostile to the more privileged subjects without satirising the revolutionaries against the regime.
Katia
1959 · 29 votes
Film6.1SuçGizemÇetin ceviz dedektif Paula Nelson, sevgilisiyle buluşmak üzere Atlantic City’ye gider. Şehre varınca adamın öldüğünü öğrenir ve olayı araştırmaya başlar. Otel odasında karşılaştığı biri, yazar David Goodis’in evinde ölü bulununca, Paula da bir cinayet zanlısına dönüşür.
Film4.2DramKomediThree girls: Susanne, Annie and Catherine, just have finished high school and meet every night to have a good time in discos and bars with frequently changing boyfriends. Susanne’s younger sister Betty often joins them and copies their behavior, believes everything they say. So she soon ends up with with projectionist George – although she doesn’t take the pill yet.
Girls
1980 · 4 votes
Film5.8DramKomediA playwright offers two actress friends the chance to appear in his new, unfinished play, which consists of only one female part.
Film7.2GizemDramA librarian, a gangster's ex-lover, and a woman who has recovered from a coma spend an eye-opening summer in Paris.
Film4.6SavaşMaceraThis film, set at the beginning of the 17th century, is the first East-European "Eastern". Bocskai István orders the free Heyducks to shepherd a huge herd of cattle through the country torn to three parts, to the Dalmatian coast, where he can get weapons in exchange, for fighting the Austrians.
Film7.3DramGerilimİtiraf, Artur London'un aynı adlı otobiyografik romanında sinemaya uyarlanmış ve başrolünü Yves Montand'ın oynadığı 1970 tarihli film. 1952 Prag Mahkemeleri döneminde Çekoslovakya'da yaşananları konu edinir.
Film4.0KomediBarely out of prison, where she spent five long years, a pretty prostitute sows disorder in the life of a hitherto peaceful couple.
Film5.2KomediSuçA porcelain table service and a painting from the 19th century pass from hand to hand and deteriorate over time, sealing the fate of different characters who cross paths in Paris.
Film4.6KomediAlain Cluny is Balthazar, a bumbling middle-aged intellectual who spouts off from time to time about leftist causes, usually to his current girlfriend. Then Edwarda (Bernadette Lafont), who is active in the political underground, comes into his life. From that point on, he begins to act on his beliefs. Edwarda's underground political action group stages a little drama to test Balthazar's commitment and reliability, putting him through an interrogation by what appear to him to be French secret police. Having passed this test, he is given a real assignment. This film is a comedy with elements of satire, and it explores the humor to be found in left-wing pretentiousness of all kinds. - Rovi
Valparaiso, Valparaiso
1973 · 7 votes
Film6.9DramRomantik1958'de Cezayir Savaşı sırasında, Cezayir direnişine karşı savaşan aşırı sağcı küçük bir gruba mensup genç bir adam olan Bruno Forestier, Fransa'dan Cenevre'ye geldi. Fransız ordusunu terk etmesinin bahanesi olarak fotoğrafçı olarak işe giriyor. Küçük grubun lideri, Poujadist bir milletvekili, onu Cezayir davasının destekçisi olan İsviçreli radyo muhabiri Palivoda'yı öldürmekle suçluyor. Bir arkadaşı, Bruno'yu "Leslie Caron'la aynı ağıza sahip", manken olmak isteyen genç bir kızla tanıştırır ve ona aşık olacağına dair 50 dolara bahse girer; Onu gelecek vaat eden bir aktris olan Veronica ile tanıştırdıktan kısa bir süre sonra iddiasını tutar. Le Petit Soldat, Jean-Luc Godard'ın À Bout De Souffle'dan sonraki ikinci uzun metrajlı filmi, Godard'ın Anna Karina'yla birlikte oynadığı ilk filmi. 1960 yılında çekilen film, sansür yasağı nedeniyle 25 Ocak 1963'e kadar gösterime giremedi.
Film5.1KomediDramYou're a provincial kid in Paris and suddenly you're the center of attention: Movie stars, famous directors and sexy women are doting on you because they all think you're the son of their long-dead legendary friend. You never knew your dad, but the facts of this famous guy's life suggest that he might have fathered you. Your mom tells you nothing. All the fuss makes you uncomfortable at first but soon you find it's rather fun to be the son of the famous Gascogne. And in the midst of it all you fall in love. It is, after all, springtime in Paris.
Film5.6DramKomediWhile shooting a film, the director becomes interested in the unfolding struggle of a young factory worker that has been laid off by a boss who did not like her union activities.
Film4.8DramHerbert lives a happy childhood in a small town in early-century Hungary. His new friend Ödön brings colour and excitement into his life, and they find a hiding place together in a warehouse. One day, an escaped girl from an institution is locked up here, but Herbert later releases her, and loses his friend forever...